Yargıtay 2. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/28541 K.2024/4906
Özet: Uyuşmazlık, sanık hakkında hırsızlık suçundan verilen ek kararın tebliği ve temyiz sürecinde yapılan uygulama hatalarına ilişkin iddialarla ilgili; Mahkeme, sanığın tebliğine ilişkin usul hatasının geçersiz olduğunu, temyiz ihtiyacını ve temyiz talebinin süresinden geçmediği gerekçesiyle ek kararı bozguna uğretti. Sonuç olarak, 26.03.2024 tarihinde oy birliğiyle kamu davası zamanaşımı nedeniyle düşürüldü.
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
EK KARAR
SAYISI: 2014/52 E., 2015/338 K.
ŞİKÂYETÇİ: ...
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkûmiyet, temyiz isteminin reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ek kararın onanması
Sanık hakkında verilen ek kararın; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Tebliğ tarihinde cezaevinde bulunan sanığa gerekçeli karar tebliğ edilirken, gerekçeli kararın içeriği okunup, anlatılmak suretiyle tebliğ edilmesinde yasal zorunluluk bulunduğu, ancak cezaevi idaresince sanık hakkında düzenlenen 23.10.2015 tarihli tebligat belgesi içeriğine göre gerekçeli kararın sanığa okumak/almak suretiyle tebliğ edilmesi işleminin, 5271 sayılı Kanun'un 35/3. maddesinde öngörülen usûle uygun olmayıp geçersiz olduğu belirlenmekle, sanığın 10.11.2015 tarihli temyiz isteminin her ne kadar hatalı esas numarası belirtilmiş ise de Sivas 4. Asliye Ceza Mahkemesinde başkaca dosyası bulunmadığının belirtilmiş olduğu da dikkate alınarak inceleme konusu karara yönelik olduğu ve öğrenme üzerine süresinde olduğu kabul edilerek temyiz isteminin reddine ilişkin 14.09.2023 tarihli ek karar kaldırılarak yapılan incelemede;
Suç tarihi itibarıyla sanığın, gündüz vakti şikâyetçinin yetkili olduğu mağazadan hırsızlık yapmak şeklindeki eylemine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b maddesinde düzenlenen hırsızlık suçu için öngörülen cezanın üst sınıra göre, 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e maddesi uyarınca hesaplanan 8 yıl olağan zamanaşımın, 15.10.2015 olan mahkûmiyet karar tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 322/1-1. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, 26.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
EK KARAR
SAYISI: 2014/52 E., 2015/338 K.
ŞİKÂYETÇİ: ...
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkûmiyet, temyiz isteminin reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ek kararın onanması
Sanık hakkında verilen ek kararın; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Tebliğ tarihinde cezaevinde bulunan sanığa gerekçeli karar tebliğ edilirken, gerekçeli kararın içeriği okunup, anlatılmak suretiyle tebliğ edilmesinde yasal zorunluluk bulunduğu, ancak cezaevi idaresince sanık hakkında düzenlenen 23.10.2015 tarihli tebligat belgesi içeriğine göre gerekçeli kararın sanığa okumak/almak suretiyle tebliğ edilmesi işleminin, 5271 sayılı Kanun'un 35/3. maddesinde öngörülen usûle uygun olmayıp geçersiz olduğu belirlenmekle, sanığın 10.11.2015 tarihli temyiz isteminin her ne kadar hatalı esas numarası belirtilmiş ise de Sivas 4. Asliye Ceza Mahkemesinde başkaca dosyası bulunmadığının belirtilmiş olduğu da dikkate alınarak inceleme konusu karara yönelik olduğu ve öğrenme üzerine süresinde olduğu kabul edilerek temyiz isteminin reddine ilişkin 14.09.2023 tarihli ek karar kaldırılarak yapılan incelemede;
Suç tarihi itibarıyla sanığın, gündüz vakti şikâyetçinin yetkili olduğu mağazadan hırsızlık yapmak şeklindeki eylemine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b maddesinde düzenlenen hırsızlık suçu için öngörülen cezanın üst sınıra göre, 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e maddesi uyarınca hesaplanan 8 yıl olağan zamanaşımın, 15.10.2015 olan mahkûmiyet karar tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 322/1-1. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, 26.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.