‹ Ana sayfa
Yargıtay 2. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/25307 K.2023/9945

Esas No: 2023/25307 · Karar No: 2023/9945 · Karar Tarihi: 26.12.2023
Özet: (1) Mahkeme, 15.02.2022 tarihli bir kararın sanıklar tarafından temyiz edilmesini, kararın usule uygun olmadığını ve ilgili kanun maddelerine göre temyiz sürecinin doğru şekilde yürütüncüğünü kabul etti. (2) Sonuç olarak, mahkeme kararını tamamen bozdu ve 26.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar vererek bir önceki hükümlere geri dönmek yerine yeni bir kararın işlenmesini emreddi.
BOZMAÜZERİNE

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2020/546 E., 2022/77 K.

SUÇ: Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER: Sanıklar
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık ...'un yokluğunda verilen 15.02.2022 tarihli gerekçeli kararın, sanığa bulunduğu cezaevinde yapılan gerekçeli kararın tebliğine ilişkin 01.08.2022 ve 30.03.2023 tarihli tebligat işlemlerinin hükmün yasa yolu bildiriminde de aynı Kanun'un 263. maddesine göre bulunduğu cezaevi aracılığıyla vereceği dilekçe ile kararı temyiz edebileceğinin belirtilmemesi nedeniyle usûlüne uygun yapılmadığının anlaşılması karşısında; sanık tarafından yapılan 06.07.2023 tarihli temyiz başvurusunun süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanıklar hakkında ek savunma hakkı tanınmadan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 165. maddesinin uygulanmasına karar verilmiş ise de; mahkemece sanıklar bozma ilâmının okunduğu anlaşılmakla ek savunma hakkının tanınmaması sonuca etkili bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış; dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1. Tüm dosya içeriğine göre; 09.03.2012 günü ihbar üzerine yapılan araştırmada birden fazla şikâyetçiye ait araç malzemeleri ele geçirildiği ve sanıklar hakkında hırsızlık ve suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçlarından ayrı yargılamalar yürütüldüğünün anlaşılması karşısında; sanıklar hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan açılmış başka dava bulunup bulunmadığı araştırılarak, varsa dosyaların incelenmesi ve gerektiğinde birleştirme hususu tartışılıp, suç konusu olan eşyalar bakımından sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanma koşulunun oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi gerekirken eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2. Sanıklara atılı suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçu için 5237 sayılı Kanun'un 165/1. maddesinde, altı ... üç yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adlî para cezası yaptırımlarının her ikisinin de birlikte öngörüldüğü, Kanunda hapisle birlikte öngörülen adlî para cezasının ... sayısının alt sınırının gösterilmediği hâllerde aynı Kanun'un 52/1. maddesi gereğince alt sınırın beş ... olduğu; somut olayda, hükümlerde sanıklar hakkında yüklenen suçtan dolayı hapis cezası yasa maddesinde gösterilen alt sınırdan belirlendiği hâlde, adlî para cezasının ... sayısının farklı bir gerekçe gösterilmeden alt sınır olan 5 ... yerine, 100 ... olarak belirlenmesi suretiyle aynı Kanun'un 165/1 ve 52/1. maddelerine aykırı davranılması sonucu fazla adlî para cezasına hükmolunması,
3. Bozma öncesi kurulan 24.03.2015 tarihli hükmün sadece diğer sanıklar ile birlikte sanık ... tarafından temyiz edildiği ve bu hükümde sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinde düzenlenen tekerrür hükümlerinin uygulanmamış olduğu anlaşılmakla, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sonrası kurulan hükümde 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesinde belirtilen kazanılmış hak gözetilmeden sanık ... hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanması,

4. Dosya içeriğine göre 09.03.2012 olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında 23.02.2012 olarak hatalı yazılması,

Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 26.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?