Yargıtay 2. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/2140 K.2024/14654
Özet: Uyuşmazlık, sanığın hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından dolayı verilen ceza kararının bozma ve temyiz konularını içeriyor. Asliye Ceza Mahkemesi, hırsızlık kararı için temyiz nedenlerinin yetersiz olduğunu kabul edip kararın onaylanmasını, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçu için ise kararın bozulmasına ve dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na tevdi edilmesine karar verdi.
BOZMA ÜZERİNE
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2021/482 E., 2021/723 K.
ŞİKÂYETÇİ: ...
SUÇLAR: Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I) Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
12.03.2015 tarihli tutanak ile aynı tarihli teslim ve tesellüm tutanağına göre; şikâyetçiye ait iş yerinden hırsızlık yapıldığına dair anons üzerine olay yerine giden kolluk görevlilerince etrafta yapılan araştırma sonucunda çalınan malzemelerin ele geçirildiği ve tamamının şikâyetçiye teslim edildiği somut olayda; sanık tarafından gerçekleştirilmiş rızaî iade bulunmadığı gözetilmeden sanık hakkında verilen cezada 5237 sayılı Kanun'un 168/1-4. maddesi uyarınca indirim yapılması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Bozmaya uyularak yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz nedenleri yerinde olmadığından reddiyle hükmün Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA,
II) Sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
1. İş yerinin, kişilerin devamlı veya geçici olarak ticari bir faaliyeti yürütmek amacını taşıyan yerler olduğu dikkate alındığında, sanığın hırsızlık amacıyla girdiği yerin, şikâyetçinin beyanına göre; 2014 yılı Ekim ayından itibaren kapalı olup, suç tarihi itibarıyla faal olmadığının anlaşılması karşısında, suça konu yerin ne suretle iş yeri olarak kabul edildiği denetime olanak sağlayacak şekilde karar yerinde açıklanıp tartışılmadan, sanık hakkında beraat kararı verilmesi yerine mahkûmiyet hükmü kurulması,
2. Sanık ve müdafiinin, lehe olan hükümlerin uygulanmasına ilişkin taleplerinin, sanık hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezalarının seçenek yaptırımlara çevrilmesine dair 5237 sayılı Kanun'un 50. maddesinin uygulanmasını da kapsadığı halde, sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından hükmolunan kısa süreli hapis cezalarının seçenek yaptırımlara çevrilmesi hususunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi,
3. "İş yeri dokunulmazlığının ihlâli" suçunun, hüküm fıkrasında ve gerekçeli karar başlığında "konut dokunulmazlığını ihlâl etme" olarak hatalı yazılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2021/482 E., 2021/723 K.
ŞİKÂYETÇİ: ...
SUÇLAR: Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I) Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
12.03.2015 tarihli tutanak ile aynı tarihli teslim ve tesellüm tutanağına göre; şikâyetçiye ait iş yerinden hırsızlık yapıldığına dair anons üzerine olay yerine giden kolluk görevlilerince etrafta yapılan araştırma sonucunda çalınan malzemelerin ele geçirildiği ve tamamının şikâyetçiye teslim edildiği somut olayda; sanık tarafından gerçekleştirilmiş rızaî iade bulunmadığı gözetilmeden sanık hakkında verilen cezada 5237 sayılı Kanun'un 168/1-4. maddesi uyarınca indirim yapılması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Bozmaya uyularak yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz nedenleri yerinde olmadığından reddiyle hükmün Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA,
II) Sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
1. İş yerinin, kişilerin devamlı veya geçici olarak ticari bir faaliyeti yürütmek amacını taşıyan yerler olduğu dikkate alındığında, sanığın hırsızlık amacıyla girdiği yerin, şikâyetçinin beyanına göre; 2014 yılı Ekim ayından itibaren kapalı olup, suç tarihi itibarıyla faal olmadığının anlaşılması karşısında, suça konu yerin ne suretle iş yeri olarak kabul edildiği denetime olanak sağlayacak şekilde karar yerinde açıklanıp tartışılmadan, sanık hakkında beraat kararı verilmesi yerine mahkûmiyet hükmü kurulması,
2. Sanık ve müdafiinin, lehe olan hükümlerin uygulanmasına ilişkin taleplerinin, sanık hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezalarının seçenek yaptırımlara çevrilmesine dair 5237 sayılı Kanun'un 50. maddesinin uygulanmasını da kapsadığı halde, sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından hükmolunan kısa süreli hapis cezalarının seçenek yaptırımlara çevrilmesi hususunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi,
3. "İş yeri dokunulmazlığının ihlâli" suçunun, hüküm fıkrasında ve gerekçeli karar başlığında "konut dokunulmazlığını ihlâl etme" olarak hatalı yazılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.