Yargıtay 2. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/17469 K.2023/9752
Özet: Uyuşmazlık, bir hırsızlık suçlamasıyla ilgili olarak sanığın ceza verilmesine yer olmadığına ve koruma‑tedavi altına alınmasına karar verilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kanun yararına bozma talebidir. Mahkeme, yapılacak evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına göndererek kararın kanun yararına bozulmasını ve ilgili işlemlerin yerel mahkemece yerine getirilmesini emretti.
KANUNYARARINA
BOZMA
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2021/583 E., 2022/269 K.
ŞİKÂYETÇİ: ...
SUÇ: Hırsızlık
İNCELEME KONUSU
KARAR: Ceza verilmesine yer olmadığına, koruma ve tedavi altına alınmasına
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.05.2023 tarihli ve KYB-2023/41239 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
Her ne kadar sanık hakkında Mahkemesince kurulan hükümde sanık hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 32/1. maddesi uyarınca hakkında ceza verilmesine yer olmadığına ve anılan Kanun'un 57/1. maddesi gereğince koruma ve tedavi altına alınmasına karar verilmiş ise de;
Dosya kapsamına göre sanığın hükme esas alınan Bursa Uludağ Üniversitesi Hastanesinin 31/12/2021 tarihli sağlık kurulu raporu uyarınca, adı geçen sanığın 22/03/2020 tarihinde işlediği iddia edilen suça ilişkin, eylemin gerçekleştiği tarihte kişinin 5237 sayılı Kanun'un 32/2. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinin tespit edildiğinin anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 32. maddesinin 2. fıkrasında yer alan, "Birinci fıkrada yazılı derecede olmamakla birlikte işlediği fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği azalmış olan kişiye, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine yirmibeş yıl, müebbet hapis cezası yerine yirmi yıl hapis cezası verilir. Diğer hallerde verilecek ceza, altıda birden fazla olmamak üzere indirilebilir. Mahkûm olunan ceza, süresi aynı olmak koşuluyla, kısmen veya tamamen, akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri olarak da uygulanabilir. Birinci fıkrada yazılı derecede olmamakla birlikte işlediği fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği azalmış olan kişiye, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine yirmibeş yıl, müebbet hapis cezası yerine yirmi yıl hapis cezası verilir. Diğer hallerde verilecek ceza, altıda birden fazla olmamak üzere indirilebilir. Mahkûm olunan ceza, süresi aynı olmak koşuluyla, kısmen veya tamamen, akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri olarak da uygulanabilir." şeklindeki hüküm dikkate alınarak, sanığın işlediği suça ilişkin olarak ceza belirlenmesi ve anılan Kanun hükmü uyarınca cezasının indirilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Sanık hakknda Bursa Uludağ Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Hastanesinin 31.12.2021 tarihli raporunda, sanığa "alışkanlık ve impuls bozuklukları" tanısı konularak suç tarihinde işlemiş olduğu hırsızlık suçu ile ilgili olarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 32/2. maddesi kapsamında bulunduğunun belirtilmesi ve bahse konu madde ve fıkradaki "Birinci fıkrada yazılı derecede olmamakla birlikte işlediği fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği azalmış olan kişiye, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine yirmibeş yıl, müebbet hapis cezası yerine yirmi yıl hapis cezası verilir. Diğer hallerde verilecek ceza, altıda birden fazla olmamak üzere indirilebilir. Mahkûm olunan ceza, süresi aynı olmak koşuluyla, kısmen veya tamamen, akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri olarak da uygulanabilir." hükmü karşısında, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulup, aynı Kanun'un 32/2. maddesi uyarınca cezada indirim yapılması ve Mahkemenin takdirine göre aynı fıkranın son cümlesi uyarınca mahkûm olunan cezanın süresi aynı olmak koşuluyla, kısmen veya tamamen akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri olarak da uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Gerekçede açıklanan nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Bursa 28. Asliye Ceza Mahkemesinden verilip istinaf edilmeksizin kesinleşen 07.04.2022 tarihli ve 2021/583 Esas, 2022/269 Karar sayılı kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309/3. maddesi gereği aleyhe sonuç doğurmamak üzere KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkrasının (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin Yerel Mahkemece yerine getirilmesine, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
BOZMA
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2021/583 E., 2022/269 K.
ŞİKÂYETÇİ: ...
SUÇ: Hırsızlık
İNCELEME KONUSU
KARAR: Ceza verilmesine yer olmadığına, koruma ve tedavi altına alınmasına
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.05.2023 tarihli ve KYB-2023/41239 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
Her ne kadar sanık hakkında Mahkemesince kurulan hükümde sanık hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 32/1. maddesi uyarınca hakkında ceza verilmesine yer olmadığına ve anılan Kanun'un 57/1. maddesi gereğince koruma ve tedavi altına alınmasına karar verilmiş ise de;
Dosya kapsamına göre sanığın hükme esas alınan Bursa Uludağ Üniversitesi Hastanesinin 31/12/2021 tarihli sağlık kurulu raporu uyarınca, adı geçen sanığın 22/03/2020 tarihinde işlediği iddia edilen suça ilişkin, eylemin gerçekleştiği tarihte kişinin 5237 sayılı Kanun'un 32/2. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinin tespit edildiğinin anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 32. maddesinin 2. fıkrasında yer alan, "Birinci fıkrada yazılı derecede olmamakla birlikte işlediği fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği azalmış olan kişiye, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine yirmibeş yıl, müebbet hapis cezası yerine yirmi yıl hapis cezası verilir. Diğer hallerde verilecek ceza, altıda birden fazla olmamak üzere indirilebilir. Mahkûm olunan ceza, süresi aynı olmak koşuluyla, kısmen veya tamamen, akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri olarak da uygulanabilir. Birinci fıkrada yazılı derecede olmamakla birlikte işlediği fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği azalmış olan kişiye, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine yirmibeş yıl, müebbet hapis cezası yerine yirmi yıl hapis cezası verilir. Diğer hallerde verilecek ceza, altıda birden fazla olmamak üzere indirilebilir. Mahkûm olunan ceza, süresi aynı olmak koşuluyla, kısmen veya tamamen, akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri olarak da uygulanabilir." şeklindeki hüküm dikkate alınarak, sanığın işlediği suça ilişkin olarak ceza belirlenmesi ve anılan Kanun hükmü uyarınca cezasının indirilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Sanık hakknda Bursa Uludağ Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Hastanesinin 31.12.2021 tarihli raporunda, sanığa "alışkanlık ve impuls bozuklukları" tanısı konularak suç tarihinde işlemiş olduğu hırsızlık suçu ile ilgili olarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 32/2. maddesi kapsamında bulunduğunun belirtilmesi ve bahse konu madde ve fıkradaki "Birinci fıkrada yazılı derecede olmamakla birlikte işlediği fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği azalmış olan kişiye, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine yirmibeş yıl, müebbet hapis cezası yerine yirmi yıl hapis cezası verilir. Diğer hallerde verilecek ceza, altıda birden fazla olmamak üzere indirilebilir. Mahkûm olunan ceza, süresi aynı olmak koşuluyla, kısmen veya tamamen, akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri olarak da uygulanabilir." hükmü karşısında, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulup, aynı Kanun'un 32/2. maddesi uyarınca cezada indirim yapılması ve Mahkemenin takdirine göre aynı fıkranın son cümlesi uyarınca mahkûm olunan cezanın süresi aynı olmak koşuluyla, kısmen veya tamamen akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri olarak da uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Gerekçede açıklanan nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Bursa 28. Asliye Ceza Mahkemesinden verilip istinaf edilmeksizin kesinleşen 07.04.2022 tarihli ve 2021/583 Esas, 2022/269 Karar sayılı kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309/3. maddesi gereği aleyhe sonuç doğurmamak üzere KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkrasının (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin Yerel Mahkemece yerine getirilmesine, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.