Yargıtay 2. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2019/9629 K.2019/19325
Özet: Uyuşmazlık, 08/08/2014 ile 09/08/2014 tarihleri arasında tesisin içine girilen ve 30 TL çalınan çocuğun hırsızlık suçundan mahkum edilmesiyle ilgiliydi; mahkeme, çocuğun işlediği eylemin geceye ait olduğuna dair delilleri açıklamadan, şüpheden yararlanma ilkesini göz ardı ederek ve sosyal inceleme raporu alınmadan suçun 15‑18 yaş grubuna uygun olarak cezalandırılması gerektiğini belirlemişti. Sonuç olarak, mahkeme kararı, çocuğun hırsızlık suçundan mahkumiyetini bozarak boşaltılması yönünde karar verilmiştir.
MAHKEMESİ: Çocuk Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Müştekinin soruşturma aşamasında alınan ifadesinde, ikametine 08/08/2014 günü saat 12.00 ile 09/08/2014 günü saat 01.55 arasında girilerek hırsızlık yapıldığını beyan etmesi ve suça sürüklenen çocuğun suç saatine ilişkin bir beyanının bulunmaması karşısında, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği hırsızlık suçunun suça sürüklenen çocuk lehine gündüz sayılan zaman dilimi içerisinde işlendiğinin kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden ve hırsızlık suçunun gece vakti işlendiğine dair delillerin nelerden ibaret olduğu karar yerinde denetime olanak verecek şekilde açıklanıp tartışılmadan suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK'nın 143. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,
2-Suça sürüklenen çocuğun müştekiye ait ikametten 30 TL'yi çalması şeklinde gerçekleşen olayda, suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK'nın 145. maddesinin uygulanmasının gerekip gerekmediği tartışılmadan yazılı şekilde karar verilmesi,
3- Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.11.2018 tarihli ve 2016/6-986 E., 2018/554 K. sayılı içtihadında belirtildiği üzere 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35. maddesi ve Çocuk Koruma Kanunu'nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20 ve 21. maddeleri uyarınca; fiil işlendiği sırada 15-18 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, mahkemece sosyal inceleme raporu alınmadan veya alınmaması durumunda gerekçesi kararda gösterilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş suça sürüklenen çocuğun temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 12/12/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Müştekinin soruşturma aşamasında alınan ifadesinde, ikametine 08/08/2014 günü saat 12.00 ile 09/08/2014 günü saat 01.55 arasında girilerek hırsızlık yapıldığını beyan etmesi ve suça sürüklenen çocuğun suç saatine ilişkin bir beyanının bulunmaması karşısında, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği hırsızlık suçunun suça sürüklenen çocuk lehine gündüz sayılan zaman dilimi içerisinde işlendiğinin kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden ve hırsızlık suçunun gece vakti işlendiğine dair delillerin nelerden ibaret olduğu karar yerinde denetime olanak verecek şekilde açıklanıp tartışılmadan suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK'nın 143. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,
2-Suça sürüklenen çocuğun müştekiye ait ikametten 30 TL'yi çalması şeklinde gerçekleşen olayda, suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK'nın 145. maddesinin uygulanmasının gerekip gerekmediği tartışılmadan yazılı şekilde karar verilmesi,
3- Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.11.2018 tarihli ve 2016/6-986 E., 2018/554 K. sayılı içtihadında belirtildiği üzere 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35. maddesi ve Çocuk Koruma Kanunu'nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20 ve 21. maddeleri uyarınca; fiil işlendiği sırada 15-18 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, mahkemece sosyal inceleme raporu alınmadan veya alınmaması durumunda gerekçesi kararda gösterilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş suça sürüklenen çocuğun temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 12/12/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.