Yargıtay 2. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2019/4588 K.2019/16097
Özet: İstediği hırsızlık ve mala zarar verme suçları temelinde sanığa verilen hükümlere yapılan temyiz itirazları incelendi ve, suçun uygulama süresinin ötürü yazım hatası bulunmasına rağmen suçun ciddiyetine uygun olarak mahkumiyet kararı kesinleşti; sanığın 2016’da vefat etmiş olması nedeniyle, ilgili kamu davasının cezai kararının ölüm nedeniyle düşmesi gerektiği hükümle, bu yönümüyle temyiz kararı bozularak, kararın özüne katılma hâliyle kabul edildi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I-Sanık ... hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık hakkında gece vakti hırsızlık suçundan kurulan hükümde, 5237 sayılı TCK'nın 142. maddesinde 6545 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, TCK'nın 142/2-h, 143. maddeleri gereğince cezalandırılması kabul edildiği ve hüküm kurulurken TCK'nın 143. maddesi gereğince ½ oranında artırım yapıldığı halde, artırım oranın hatalı olarak ¼ oranında yazılması mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak kabul edilmiş, TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
II-Sanık ... hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik yapılan temyiz itirazlarına gelince;
UYAP’tan temin edilen 21.10.2019 tarihli nüfus kayıt örneğine göre, sanığın hüküm tarihinden sonra 14.08.2016 tarihinde öldüğünün anlaşılması karşısında; sanık hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK'nın 64/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca ölüm nedeniyle hakkında düşme kararı verilip verilmeyeceğinin yerel mahkemece değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 22/10/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I-Sanık ... hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık hakkında gece vakti hırsızlık suçundan kurulan hükümde, 5237 sayılı TCK'nın 142. maddesinde 6545 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, TCK'nın 142/2-h, 143. maddeleri gereğince cezalandırılması kabul edildiği ve hüküm kurulurken TCK'nın 143. maddesi gereğince ½ oranında artırım yapıldığı halde, artırım oranın hatalı olarak ¼ oranında yazılması mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak kabul edilmiş, TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
II-Sanık ... hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik yapılan temyiz itirazlarına gelince;
UYAP’tan temin edilen 21.10.2019 tarihli nüfus kayıt örneğine göre, sanığın hüküm tarihinden sonra 14.08.2016 tarihinde öldüğünün anlaşılması karşısında; sanık hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK'nın 64/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca ölüm nedeniyle hakkında düşme kararı verilip verilmeyeceğinin yerel mahkemece değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 22/10/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.