Yargıtay 2. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2019/4266 K.2019/7079
Özet: Karar, 18 OKT 2004 tarihli suçun 31 MAZ 2014’de yeniden işlenerek zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle 765 ye ve 5237 ye ilişkin suçlardan dolayı mahkumiyetin 11 APR 2019 tarihli kararla bozulmasına ve ilgili kamu davasının 223/8 maddesine göre düşürülmesine karar verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ: Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM: Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK'nın 491/1, 102/4, 104/2. maddeleri ile 5237 sayılı TCK'nın aynı suça uyan 163/3, 66/1-e, 67/4 maddelerinin ayrı ayrı bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Kanun'un 7/2, 5252 sayılı Kanun'un 9/3. maddeleri ışığında, zamanaşımı süresi bakımından 765 sayılı Yasa hükümlerinin sanık yararına olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanığın üzerine atılı ve eylemine uyan 765 sayılı TCK'nın 491/1 maddesindeki hırsızlık suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun'un 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 7 yıl 6 aylık genel dava zamanaşımının, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 07/07/2010 tarihi itibariyle durduğu ve sanığın denetim süresi içerisinde işlediği kasıtlı suçtan dolayı verilen hükmün kesinleşmiş olması karşısında, denetim süresi içerisindeki suçun işlendiği 31/05/2014 günü yeniden işlemeye başladığı dikkate alındığında, 18/10/2004 olan suç tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, 11/04/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK'nın 491/1, 102/4, 104/2. maddeleri ile 5237 sayılı TCK'nın aynı suça uyan 163/3, 66/1-e, 67/4 maddelerinin ayrı ayrı bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Kanun'un 7/2, 5252 sayılı Kanun'un 9/3. maddeleri ışığında, zamanaşımı süresi bakımından 765 sayılı Yasa hükümlerinin sanık yararına olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanığın üzerine atılı ve eylemine uyan 765 sayılı TCK'nın 491/1 maddesindeki hırsızlık suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun'un 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 7 yıl 6 aylık genel dava zamanaşımının, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 07/07/2010 tarihi itibariyle durduğu ve sanığın denetim süresi içerisinde işlediği kasıtlı suçtan dolayı verilen hükmün kesinleşmiş olması karşısında, denetim süresi içerisindeki suçun işlendiği 31/05/2014 günü yeniden işlemeye başladığı dikkate alındığında, 18/10/2004 olan suç tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, 11/04/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.