Yargıtay 2. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2018/592 K.2018/13549
Özet: Asliye Ceza Mahkemesi, 26/03/2004 hırsızlık suçu için 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesinde verilen cezanın zamanaşımı nedeniyle 8 yıllık süreyi 18.01.2006 ve 26.11.2014 tarihleri arasında aşması sebebiyle, sanık hakkında açılan kamu davasını “DÜŞÜRÜLMESİNE” karar vererek bozmuştur.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Sanığın 26/03/2004 tarihinde gündüz vakti, şikayetçinin kapıları kilitli olarak park ettiği otomobilinin kapılarını zorlayarak açıp oto teybini çalmak biçimindeki eylemine uyan 765 sayılı TCK'nın 493/1. maddesinde tanımlanan hırsızlık suçu için öngörülen cezanın türü ve yukarı sınırına göre, aynı Kanun'un 102/3, 104/2. maddeleri ile 5237 sayılı TCK'nın aynı suça uyan 142/1-b maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu 5237 sayılı Kanun'un 7/2 ve 5252 sayılı Kanun'un 9/3. maddeleri ışığında, zamanaşımı bakımından 5237 sayılı Kanun hükümlerinin sanığın yararına olması belirlenerek yapılan incelemede; Sanığın eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b maddesinde tanımlanan hırsızlık suçu için öngörülen cezanın üst sınırına göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi uyarınca hesaplanan 8 yıllık zamanaşımının, ilk mahkumiyet hükmünün verildiği 18.01.2006 tarihi ile bozma sonrası verilen ikinci mahkumiyet hükmünün verildiği 26.11.2014 tarihi arasında geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının DÜŞÜRÜLMESİNE, 15/11/2018 gününde oybirliği ile karar verildi.
HÜKÜM: Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Sanığın 26/03/2004 tarihinde gündüz vakti, şikayetçinin kapıları kilitli olarak park ettiği otomobilinin kapılarını zorlayarak açıp oto teybini çalmak biçimindeki eylemine uyan 765 sayılı TCK'nın 493/1. maddesinde tanımlanan hırsızlık suçu için öngörülen cezanın türü ve yukarı sınırına göre, aynı Kanun'un 102/3, 104/2. maddeleri ile 5237 sayılı TCK'nın aynı suça uyan 142/1-b maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu 5237 sayılı Kanun'un 7/2 ve 5252 sayılı Kanun'un 9/3. maddeleri ışığında, zamanaşımı bakımından 5237 sayılı Kanun hükümlerinin sanığın yararına olması belirlenerek yapılan incelemede; Sanığın eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b maddesinde tanımlanan hırsızlık suçu için öngörülen cezanın üst sınırına göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi uyarınca hesaplanan 8 yıllık zamanaşımının, ilk mahkumiyet hükmünün verildiği 18.01.2006 tarihi ile bozma sonrası verilen ikinci mahkumiyet hükmünün verildiği 26.11.2014 tarihi arasında geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının DÜŞÜRÜLMESİNE, 15/11/2018 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.