Yargıtay 2. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2018/374 K.2018/1512
Özet: (1) Uyuşmazlık, 1‑05.07.2012 tarihinden sonra işlenen karşılıksız yararlanma suçunun soruşturma aşamasında zarar miktarının belirlenmemesi ve sanığa ödeme ihtarı yapılmaması nedeniyle sanık karşılığını alamadığı bir durumdur. (2) Mahkeme, gözlemlenen usulsüzlükler nedeniyle kararın bozulmasına karar vererek, sanığın haklı bir şekilde zarar tazminini talep etmesine ve yeniden kovuşturma açılmasına ikaz etmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-05.07.2012 tarihinden sonra işlenen suçlar bakımından, 6352 sayılı Kanun'un 84. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 168. maddesine eklenen 5. fıkra uyarınca, zararın soruşturma tamamlanmadan önce tazmin edilmesi halinde kamu davası açılamayacağı, başka bir anlatımla zararın giderilmemesinin dava şartı olduğu dikkate alındığında, soruşturma aşamasında şüpheliye, belirlenen vergisiz ve cezasız zarar miktarını kamu davası açılmadan önce tamamen tazmin etmesi halinde hakkında dava açılmayacağı da hatırlatılarak usulünce bildirimde bulunulup, makul bir süre tanınması ve soruşturma aşamasında zararın tamamen tazmini halinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi, tamamen tazmin edilmemesi halinde dava açılması gerekmektedir.
Ancak anılan şekilde soruşturma aşamasında kurum zararı bilirkişiye tespit ettirilmeden ve tespit ettirilse dahi usulünce bildirimde bulunulmadan sanık hakkında dava açılması halinde sanık kovuşturma aşamasında zararı tamamen giderirse, 5271 sayılı CMK'nın 223. maddesinin 8. fıkrası uyarınca kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi, ayrıca sanığın 5237 sayılı TCK'nın 168. maddesinin 5. fıkrası hükmünden kaç kez yararlandığının denetimi açısından verilecek kararın 6352 sayılı Kanun'un 103. maddesi ile 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun 6. maddesine eklenen 2. fıkra uyarınca adli sicilde bunlara mahsus sisteme kaydının sağlanması gerekir.
Somut olayda; soruşturma aşamasında bilirkişi raporu alınarak kurum zararının belirlenmediği ve sanığa ödeme ihtarı da yapılmadığı anlaşılmakla;
bilirkişiye kurumun vergisiz ve cezasız gerçek zararı hesaplattırılarak bilirkişi tarafından belirlenecek olan bu kurum zararını kovuşturma aşamasında ödemesi durumunda, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca kovuşturma koşulu gerçekleşmediğinden hakkında düşme kararı verileceğine dair sanığa ihtaratta bulunulup sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Kabule göre de;
Hükmedilen erteli hapis cezasının kısa süreli olması nedeniyle sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin 3. fıkrası da gözetilmek suretiyle anılan maddenin 1. fıkrasındaki hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 20.02.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-05.07.2012 tarihinden sonra işlenen suçlar bakımından, 6352 sayılı Kanun'un 84. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 168. maddesine eklenen 5. fıkra uyarınca, zararın soruşturma tamamlanmadan önce tazmin edilmesi halinde kamu davası açılamayacağı, başka bir anlatımla zararın giderilmemesinin dava şartı olduğu dikkate alındığında, soruşturma aşamasında şüpheliye, belirlenen vergisiz ve cezasız zarar miktarını kamu davası açılmadan önce tamamen tazmin etmesi halinde hakkında dava açılmayacağı da hatırlatılarak usulünce bildirimde bulunulup, makul bir süre tanınması ve soruşturma aşamasında zararın tamamen tazmini halinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi, tamamen tazmin edilmemesi halinde dava açılması gerekmektedir.
Ancak anılan şekilde soruşturma aşamasında kurum zararı bilirkişiye tespit ettirilmeden ve tespit ettirilse dahi usulünce bildirimde bulunulmadan sanık hakkında dava açılması halinde sanık kovuşturma aşamasında zararı tamamen giderirse, 5271 sayılı CMK'nın 223. maddesinin 8. fıkrası uyarınca kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi, ayrıca sanığın 5237 sayılı TCK'nın 168. maddesinin 5. fıkrası hükmünden kaç kez yararlandığının denetimi açısından verilecek kararın 6352 sayılı Kanun'un 103. maddesi ile 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun 6. maddesine eklenen 2. fıkra uyarınca adli sicilde bunlara mahsus sisteme kaydının sağlanması gerekir.
Somut olayda; soruşturma aşamasında bilirkişi raporu alınarak kurum zararının belirlenmediği ve sanığa ödeme ihtarı da yapılmadığı anlaşılmakla;
bilirkişiye kurumun vergisiz ve cezasız gerçek zararı hesaplattırılarak bilirkişi tarafından belirlenecek olan bu kurum zararını kovuşturma aşamasında ödemesi durumunda, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca kovuşturma koşulu gerçekleşmediğinden hakkında düşme kararı verileceğine dair sanığa ihtaratta bulunulup sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Kabule göre de;
Hükmedilen erteli hapis cezasının kısa süreli olması nedeniyle sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin 3. fıkrası da gözetilmek suretiyle anılan maddenin 1. fıkrasındaki hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 20.02.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.