Yargıtay 2. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2018/3009 K.2019/644
Özet: Uyuşmazlık konusu, soruşturma aşamasında yapılan tedbirli bildirim eksikliği nedeniyle karşılıksız yararlanma suçunu işleyen sanığın, katılan kurumdan tazminat aldığı halde kamu davasının açılmaması ile ilgiliydi. Mahkeme, sorumsuz tedbirli bildirim ve kamu davası açma şartının yerine getirilmemesi nedeniyle davası bozdu ve sanık hakkında beraat kararına karar verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ: Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM: Beraat Dosya incelenerek gereği düşünüldü; 6352 sayılı Yasa'nın yürürlüğe girdiği 05.07.2012 tarihi sonrasında işlenen karşılıksız yararlanma suçlarında 5237 sayılı TCK'nın 163/3. ve 168/5. maddelerine göre soruşturma aşamasında Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan kurumun cezasız ve vergili gerçek zararı bilirkişiye hesaplattırılıp, sanığa miktar da belirtilip usulüne uygun süre verilmek suretiyle “bilirkişinin hesapladığı kurumun cezasız ve vergili gerçek zararını soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi durumunda hakkında kamu davası açılmayacağına” dair bildirimde bulunulması gerektiği ve bildirim sonrası verilen sürede kurumun gerçek zararı soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin edilmesi halinde bu bir dava şartı olduğundan TCK'nın 168/5. maddesine göre kamu davasının açılamayacağı ve eğer soruşturma aşamasında bu ihtar işlemi yapılmamış olmasına rağmen sanık tarafından kovuşturma aşamasında katılan kurumun zararının tamamen karşılanması halinde bu ödemenin soruşturma aşamasında yapılmış gibi kabul edilerek sanık hakkında CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden düşme kararı verilmesi gerekeceği nazara alınarak öncelikle dosya içerisindeki 22.10.2013 işlem tarihli dekontta belirtilen 1489,15 TL tutarındaki ödemenin suç tutanağına ilişkin olup olmadığı katılan kurumdan sorularak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininde zorunluluk bulunduğu gözetilmeden ve ayrıca 13.03.2017 tarihli bozma ilamımıza uyulmasına karar verilmesine karşın, bozma ilamımızın gereklerinin yerine getirilmediği, zira suç tarihi itibariyle tutanağa konu dairede tanık ...’ün oturduğu bozma sonrası yapılan yargılama ile tespit olunmasına karşın tanık ... hakkında suç duyurusunda bulunularak kamu davası açıldığı takdirde her iki davanın birleştirilmesi sağlanarak tüm delillerin birlikte değerlendirilmesinden sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininin gerektiği gözetilmeden eksik kovuşturma ile yazılı şekilde beraat kararı verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 14/01/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Beraat Dosya incelenerek gereği düşünüldü; 6352 sayılı Yasa'nın yürürlüğe girdiği 05.07.2012 tarihi sonrasında işlenen karşılıksız yararlanma suçlarında 5237 sayılı TCK'nın 163/3. ve 168/5. maddelerine göre soruşturma aşamasında Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan kurumun cezasız ve vergili gerçek zararı bilirkişiye hesaplattırılıp, sanığa miktar da belirtilip usulüne uygun süre verilmek suretiyle “bilirkişinin hesapladığı kurumun cezasız ve vergili gerçek zararını soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi durumunda hakkında kamu davası açılmayacağına” dair bildirimde bulunulması gerektiği ve bildirim sonrası verilen sürede kurumun gerçek zararı soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin edilmesi halinde bu bir dava şartı olduğundan TCK'nın 168/5. maddesine göre kamu davasının açılamayacağı ve eğer soruşturma aşamasında bu ihtar işlemi yapılmamış olmasına rağmen sanık tarafından kovuşturma aşamasında katılan kurumun zararının tamamen karşılanması halinde bu ödemenin soruşturma aşamasında yapılmış gibi kabul edilerek sanık hakkında CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden düşme kararı verilmesi gerekeceği nazara alınarak öncelikle dosya içerisindeki 22.10.2013 işlem tarihli dekontta belirtilen 1489,15 TL tutarındaki ödemenin suç tutanağına ilişkin olup olmadığı katılan kurumdan sorularak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininde zorunluluk bulunduğu gözetilmeden ve ayrıca 13.03.2017 tarihli bozma ilamımıza uyulmasına karar verilmesine karşın, bozma ilamımızın gereklerinin yerine getirilmediği, zira suç tarihi itibariyle tutanağa konu dairede tanık ...’ün oturduğu bozma sonrası yapılan yargılama ile tespit olunmasına karşın tanık ... hakkında suç duyurusunda bulunularak kamu davası açıldığı takdirde her iki davanın birleştirilmesi sağlanarak tüm delillerin birlikte değerlendirilmesinden sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininin gerektiği gözetilmeden eksik kovuşturma ile yazılı şekilde beraat kararı verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 14/01/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.