Yargıtay 2. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2018/1926 K.2018/12015
1 kez atıf aldı Sonraki kararlarda bu karara yapılan atıflar
Özet: Mahkeme, 11.09.2003 tarihli hırsızlık suçunun 765/§491 eylemine uygun olarak 1 yıl 6 ay ceza şartıyla öngörülen kusursuzluk durumu ve zamanaşımı uygulamalarının yanlışlığı nedeniyle, 24.10.2018’te oybirliğiyle verilen kararla sanık hakkında açılan kamu davasını düşürme kararını bozdu.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 491/ilk maddesinde belirtilen suç için öngörülen cezanın türü ve yukarı sınırına göre, aynı Yasa'nın 102/4, 104/2. maddeleri ile 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 141/1,143, 66/1-e, 67/4. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Yasa'nın 7/2, 5252 sayılı Kanun'un 9/3. maddeleri ışığında, dava zamanaşımı bakımından 765 sayılı TCK hükümlerinin sanık yararına olması ve aynı Yasa'nın 102/4, 104/2. maddeleri uyarınca hesaplanan ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kesinleştiği 23/06/2009 tarihinde duran ancak deneme süresinde ikinci suçun işlendiği 19/03/2010 tarihinde tekrar işlemeye başlayan 7 yıl 6 aylık kesintili zamanaşımının suçun işlendiği 11/09/2003 tarihinden hüküm tarihine kadar geçmesi nedeniyle sanık hakkında açılan davanın düşürülmesi yerine yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, 24/10/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 491/ilk maddesinde belirtilen suç için öngörülen cezanın türü ve yukarı sınırına göre, aynı Yasa'nın 102/4, 104/2. maddeleri ile 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 141/1,143, 66/1-e, 67/4. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Yasa'nın 7/2, 5252 sayılı Kanun'un 9/3. maddeleri ışığında, dava zamanaşımı bakımından 765 sayılı TCK hükümlerinin sanık yararına olması ve aynı Yasa'nın 102/4, 104/2. maddeleri uyarınca hesaplanan ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kesinleştiği 23/06/2009 tarihinde duran ancak deneme süresinde ikinci suçun işlendiği 19/03/2010 tarihinde tekrar işlemeye başlayan 7 yıl 6 aylık kesintili zamanaşımının suçun işlendiği 11/09/2003 tarihinden hüküm tarihine kadar geçmesi nedeniyle sanık hakkında açılan davanın düşürülmesi yerine yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, 24/10/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.