Yargıtay 2. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2017/6139 K.2019/5343
Özet: Uyuşmazlık, tanıklarının suça ilgili araçta bir kişinin bulunup bulunmadığına ilişkin ihaletlilerinin doğru teşhisine ilişkin olup, tanığın ölümünden sonra elde edilen net delilin eksikliği nedeniyle sanığın hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından yargılanmasıdır. Mahkeme, sanığın suçlamalara uygun delil eksikliği nedeniyle şüpheden yararlanır ilkesiyle mahkumiyet kararını bozarak hükümlerin bozulmasına karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ: Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM: Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dairemizin 13/05/2015 tarihli 2014/9789-2015/10384 sayılı ilamında olay tarihinde düzenlenen tutanak içeriğinden tanık ...' ın sanık ...' un suça konu arabanın yanında bulunan sanıklardan biri olduğunu bildirdiğinin belirtildiği, tanık ...'ın kolluk görevlileri tarafından alınan ifadesinde de sanığın suça konu aracın teybini sökmeye çalıştığını gördüğünü bu şekilde sanığı teşhis ettiğini beyan ettiği ancak tanığa usulüne uygun bir teşhis işleminin yapılmadığı, tanığın soruşturma evresinde 14.10.2011 tarihli dilekçesinde ise kolluk kuvvetlerinin yakaladığı üç kişiden birisini teşhis ettiğini, sanık ...'u sanıklara benzetemediğini, teşhis ettiği kişinin bu sanık olmadığını bildirdiği, yargılama evresinde alınan beyanında da sanığı teşhis etmediğini belirttiğinin anlaşılması karşısında tanık ...'ın da hazır bulunduğu halde tutanak düzenleyicileri tanık sıfatıyla dinlenerek tanığın sanığı teşhis edip etmediği sorularak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinin gerekmesi nedeniyle hükmün bozulduğu, her ne kadar tutanak düzenleyicileri tanık sıfatıyla dinlenip tanığın sanığı teşhis ettiğini belirtmişlerse de tanığın hüküm tarihinden sonra 31/08/2012 tarihinde öldüğü, olaya ilişkin tek delilin aşamalarda değişen ifadeleri bulunan tanığın soruşturma evresinde usulüne uygun yaptırılmayan teşhis işlemi olduğu gözetildiğinde şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanığın atılı suçları işlediğine dair, hukuka uygun, her türlü kuşkudan uzak, kesin, yeterli ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden, atılı suçlardan beraati yerine yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 19/03/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dairemizin 13/05/2015 tarihli 2014/9789-2015/10384 sayılı ilamında olay tarihinde düzenlenen tutanak içeriğinden tanık ...' ın sanık ...' un suça konu arabanın yanında bulunan sanıklardan biri olduğunu bildirdiğinin belirtildiği, tanık ...'ın kolluk görevlileri tarafından alınan ifadesinde de sanığın suça konu aracın teybini sökmeye çalıştığını gördüğünü bu şekilde sanığı teşhis ettiğini beyan ettiği ancak tanığa usulüne uygun bir teşhis işleminin yapılmadığı, tanığın soruşturma evresinde 14.10.2011 tarihli dilekçesinde ise kolluk kuvvetlerinin yakaladığı üç kişiden birisini teşhis ettiğini, sanık ...'u sanıklara benzetemediğini, teşhis ettiği kişinin bu sanık olmadığını bildirdiği, yargılama evresinde alınan beyanında da sanığı teşhis etmediğini belirttiğinin anlaşılması karşısında tanık ...'ın da hazır bulunduğu halde tutanak düzenleyicileri tanık sıfatıyla dinlenerek tanığın sanığı teşhis edip etmediği sorularak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinin gerekmesi nedeniyle hükmün bozulduğu, her ne kadar tutanak düzenleyicileri tanık sıfatıyla dinlenip tanığın sanığı teşhis ettiğini belirtmişlerse de tanığın hüküm tarihinden sonra 31/08/2012 tarihinde öldüğü, olaya ilişkin tek delilin aşamalarda değişen ifadeleri bulunan tanığın soruşturma evresinde usulüne uygun yaptırılmayan teşhis işlemi olduğu gözetildiğinde şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanığın atılı suçları işlediğine dair, hukuka uygun, her türlü kuşkudan uzak, kesin, yeterli ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden, atılı suçlardan beraati yerine yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 19/03/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.