Yargıtay 2. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2017/4975 K.2018/270
Özet: Asliye Ceza Mahkemesi, 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinde öngörülen hak yoksunluklarının infaz aşamasında gözetilmesiyle ilgili 2015/140 ve 2015/85 kararlarını dikkate alarak, sanığın vergili olarak hesaplanmış zararına dayalı geri ödeme iadesi talebini, makul süre verilmesi koşuluyla değerlendirdik ancak kararın yanlış uygulandığını, vekalet ücretinin belirlenmemesini ve mevcut hukuki şartların dikkate alınmadığını belirterek hükmü 25/01/2018 gününde oybirliğiyle bozduk.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş; dosya kapsamına göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Sanığa miktar da belirtilmek suretiyle bilirkişi tarafından hesaplanan kurumun cezasız ve vergisiz gerçek zararı gidermesi durumunda 6352 sayılı Kanunun geçici 2. maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verileceğine" ilişkin bildirimde bulunulduktan sonra yasal sürenin geçmesi nedeni ile sanığa makul bir süre de tanınıp bu süre beklenilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininin gerektiği gözetilmeden ve bilirkişinin vergili olarak hesapladığı miktar (1306,63 TL) üzerinden ihtarat yapılarak yazılı şekilde karar verilmesi,
2-Kabule göre de;
Kendisini vekille temsil ettiren katılan kurum lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13. maddesi gereğince maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 25/01/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş; dosya kapsamına göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Sanığa miktar da belirtilmek suretiyle bilirkişi tarafından hesaplanan kurumun cezasız ve vergisiz gerçek zararı gidermesi durumunda 6352 sayılı Kanunun geçici 2. maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verileceğine" ilişkin bildirimde bulunulduktan sonra yasal sürenin geçmesi nedeni ile sanığa makul bir süre de tanınıp bu süre beklenilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininin gerektiği gözetilmeden ve bilirkişinin vergili olarak hesapladığı miktar (1306,63 TL) üzerinden ihtarat yapılarak yazılı şekilde karar verilmesi,
2-Kabule göre de;
Kendisini vekille temsil ettiren katılan kurum lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13. maddesi gereğince maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 25/01/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.