Yargıtay 2. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2017/3985 K.2019/6371
Özet: (1) Taraflar arası uyuşmazlık, gece saatlerinde park halindeki motosiklette yapılan nitelikli hırsızlık eylemiyle ilgili olup, suçun suçu işleyen kişinin 18‑19 saat ara ile gece vakti yapılması nedeniyle ağırlaştırılmış tespit edilmesi; (2) Mahkeme, savunma hakkının kısıtlanması ve çocuğun raporlardaki çelişkinin giderilmeyen eksik inceleme nedeniyle hâkim kararının bozulduğunu karar ederek, 02.04.2019 tarihli oybirliği kararıyla hükmü bozmuştur.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Gece vakti sayılan saat 18:00-19:00 sıralarında park halinde direksiyon kilidiyle kilitli olan motosikletin çalınması şeklindeki eyleme uyan 5237 sayılı TCK'nın 142/1-e ve 143/1 maddelerinde düzenlenen nitelikli hırsızlık suçunda, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11/12/2012 tarih ve 2012/1247 esas ve 2012/1842 karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; 5237 sayılı TCK’nın 143. maddesinde düzenlenen “suçun gece vakti işlenmesi”nin suçun daha ağır ceza verilmesini gerektiren nitelikli hâli olması nedeniyle aynı Kanun'un 66/3. maddesi uyarınca dava zamanaşımı sürelerinin hesabında dikkate alındığında, TCK'nın 66/1-d ve 66/2 maddelerine göre hesaplanan 7 yıl 6 aylık zamanaşımı süresinin dolmadığı belirlenerek yapılan incelemede;
1-5271 sayılı CMK'nın 193. maddesi hükmüne aykırı olarak, aynı Kanun'un 147 ve 191. maddeleri uyarınca suça sürüklenen çocuğun sorgusu yapılmadan ve savunması alınmadan hüküm kurulması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
2-Akdeniz Üniversitesi Hastanesi'nin 24/11/2014 tarihli kurul raporunda, “suça sürüklenen çocuğun isnat edilen fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin gelişmemiş olduğunu” belirtmesi, daha sonra alınan Antalya Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 03/12/2014 tarihli raporunda ise " işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılaması ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmiş olduğu muayene ile tespit edildiği, fiili algılama yeteneğinin gelişmiş olduğu, ceza sorumluğunun tam olduğu” nun belirtilmiş olması karşısında, her iki rapor arasında oluşan çelişkinin giderilmesi bakımından TCK'nın 31/2. maddesi uyarınca Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Dairesi veya Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinden suça sürüklenen çocuğun suç tarihi itibariyle üzerine atılı hırsızlık fiilinin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin gelişip gelişmediği hususunda rapor alınarak her iki rapor arasındaki çelişki giderilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 02.04.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Gece vakti sayılan saat 18:00-19:00 sıralarında park halinde direksiyon kilidiyle kilitli olan motosikletin çalınması şeklindeki eyleme uyan 5237 sayılı TCK'nın 142/1-e ve 143/1 maddelerinde düzenlenen nitelikli hırsızlık suçunda, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11/12/2012 tarih ve 2012/1247 esas ve 2012/1842 karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; 5237 sayılı TCK’nın 143. maddesinde düzenlenen “suçun gece vakti işlenmesi”nin suçun daha ağır ceza verilmesini gerektiren nitelikli hâli olması nedeniyle aynı Kanun'un 66/3. maddesi uyarınca dava zamanaşımı sürelerinin hesabında dikkate alındığında, TCK'nın 66/1-d ve 66/2 maddelerine göre hesaplanan 7 yıl 6 aylık zamanaşımı süresinin dolmadığı belirlenerek yapılan incelemede;
1-5271 sayılı CMK'nın 193. maddesi hükmüne aykırı olarak, aynı Kanun'un 147 ve 191. maddeleri uyarınca suça sürüklenen çocuğun sorgusu yapılmadan ve savunması alınmadan hüküm kurulması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
2-Akdeniz Üniversitesi Hastanesi'nin 24/11/2014 tarihli kurul raporunda, “suça sürüklenen çocuğun isnat edilen fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin gelişmemiş olduğunu” belirtmesi, daha sonra alınan Antalya Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 03/12/2014 tarihli raporunda ise " işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılaması ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmiş olduğu muayene ile tespit edildiği, fiili algılama yeteneğinin gelişmiş olduğu, ceza sorumluğunun tam olduğu” nun belirtilmiş olması karşısında, her iki rapor arasında oluşan çelişkinin giderilmesi bakımından TCK'nın 31/2. maddesi uyarınca Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Dairesi veya Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinden suça sürüklenen çocuğun suç tarihi itibariyle üzerine atılı hırsızlık fiilinin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin gelişip gelişmediği hususunda rapor alınarak her iki rapor arasındaki çelişki giderilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 02.04.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.