Yargıtay 2. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2017/3332 K.2017/8997
Özet: Asliye Ceza Mahkemesi, 03/01/2002’de işlenen hırsızlık suçuna ilişkin 765 sayılı TC kanununun 493/1 ve 522. maddeleriyle tahsis edilen 15 yıllık dava zamanaşımı süresinin dolduğunu belirterek, sanığın suçu için mahkumiyet kararı bozmuş, ardından 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi uyarınca 1412 sayılı CMUK 322. maddesinin yetkisi ile 27/09/2017’de oybirliğiyle düştüğü kararla kamu davasını düşürmüştür.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan 765 sayılı TCK'nın 493/1, 522. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu için öngörülen cezanın türü ve yukarı sınırına göre, aynı Kanun'un 102/3, 104/2. maddeleri ile 5237 sayılı TCK'nın aynı suça uyan 142/1-b, 143, 116/1-4, 151/1, 31/3. maddelerindeki suçlardan öngörülen cezaların türü ve üst sınırına göre aynı Kanun'un dava zamanaşımına ilişkin 66/1-d, 66/2, 67/4. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Kanun'un 7/2, 5252 sayılı Kanun'un 9/3. maddeleri nazara alındığında zamanaşımı bakımından her iki yasa hükümlerinin de aynı süreyi öngörmesi karşısında; 765 sayılı TCK'nın 102/3 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 15 yıllık dava zamanaşımının, suçun işlendiği 03/01/2002 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 27/09/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan 765 sayılı TCK'nın 493/1, 522. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu için öngörülen cezanın türü ve yukarı sınırına göre, aynı Kanun'un 102/3, 104/2. maddeleri ile 5237 sayılı TCK'nın aynı suça uyan 142/1-b, 143, 116/1-4, 151/1, 31/3. maddelerindeki suçlardan öngörülen cezaların türü ve üst sınırına göre aynı Kanun'un dava zamanaşımına ilişkin 66/1-d, 66/2, 67/4. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Kanun'un 7/2, 5252 sayılı Kanun'un 9/3. maddeleri nazara alındığında zamanaşımı bakımından her iki yasa hükümlerinin de aynı süreyi öngörmesi karşısında; 765 sayılı TCK'nın 102/3 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 15 yıllık dava zamanaşımının, suçun işlendiği 03/01/2002 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 27/09/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.