Yargıtay 2. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2017/1960 K.2019/3276
Özet: (1) İlgili uyuşmazlık, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun etkili pişmanlık hükümleriyle hırsızlık suçundan sanığın hapis cezasının adli para cezasına çevrilip çevrilmediği konusundaki hüküm bozulup yeniden yargılama yapılması gerekmediğine dair kararın bozulmasıyla ilgilidir. (2) Mahkeme, 10 ay hapis cezasının yerine 6.000,00 TL adli para cezası üzerinden infazın yapılmasına karar verilmesini kabul ederek, önceki hükmün düzeltilmesi ve yeniden yargılama gereksizliği kararı vererek kararını bozmuştur.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; 5237 sayılı TCK.nun 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin, suçun tamamlanmış olması halinde uygulanacağı ve sanığın üzerine atılı hırsızlık suçunun ise teşebbüs aşamasında kaldığı oluşa uygun olarak kabul edildiği halde, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması ve aynı Kanun’un 143. maddesi uyarınca en üst artırım oranı 1/3 olmasına karşın, cezasından 1/2 oranında artırım yapılması, kazanılmış hak gözetilerek belirlenen sonuç cezaya göre sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamış, kısa kararda yargılama gideri dökümünün gösterilmemesi mahallinde giderilmesi mümkün eksiklik olarak değerlendirilmiş, hükmün açıklandığı 29.12.2016 tarihli duruşma sırasında Dairemizin 02.11.2016 tarih 2014/33610 E- 2016/14645 K sayılı bozma ilamına karşı diyecekleri sorulan sanığın "müdafi talebinin olmadığını, savunmasını müdafii ile yapacağını" beyan ettiğinin duruşma zaptına geçirilmesi suretiyle tutanakta karışıklığa sebep olunmuş ise de müdafii huzurunda savunmasını yaptığının duruşma tutanağından anlaşılması karşısında bu husus mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak kabul edilmiş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Hırsızlık suçundan sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b, 143/1.,35,168/1 ve 62/1. maddelerine göre belirlenen 10 ay hapis cezasının kazanılmış hak gözetilip sonuç olarak 6.000,00 TL adli para cezası üzerinden infazının yapılmasına karar verilmesi gerekirken, sanık hakkında hırsızlık suçundan “... aleyhe bozma yasağı gözetilerek sanığın neticeten 300 gün karşılığı 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,” şeklinde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanığın ‘10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına’ ancak "CMUK'nın 326-son maddesi uyarınca kazanılmış hak nedeniyle cezanın 6.000,00 TL adli para cezası üzerinden infazına" karar verilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 21/02/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; 5237 sayılı TCK.nun 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin, suçun tamamlanmış olması halinde uygulanacağı ve sanığın üzerine atılı hırsızlık suçunun ise teşebbüs aşamasında kaldığı oluşa uygun olarak kabul edildiği halde, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması ve aynı Kanun’un 143. maddesi uyarınca en üst artırım oranı 1/3 olmasına karşın, cezasından 1/2 oranında artırım yapılması, kazanılmış hak gözetilerek belirlenen sonuç cezaya göre sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamış, kısa kararda yargılama gideri dökümünün gösterilmemesi mahallinde giderilmesi mümkün eksiklik olarak değerlendirilmiş, hükmün açıklandığı 29.12.2016 tarihli duruşma sırasında Dairemizin 02.11.2016 tarih 2014/33610 E- 2016/14645 K sayılı bozma ilamına karşı diyecekleri sorulan sanığın "müdafi talebinin olmadığını, savunmasını müdafii ile yapacağını" beyan ettiğinin duruşma zaptına geçirilmesi suretiyle tutanakta karışıklığa sebep olunmuş ise de müdafii huzurunda savunmasını yaptığının duruşma tutanağından anlaşılması karşısında bu husus mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak kabul edilmiş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Hırsızlık suçundan sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b, 143/1.,35,168/1 ve 62/1. maddelerine göre belirlenen 10 ay hapis cezasının kazanılmış hak gözetilip sonuç olarak 6.000,00 TL adli para cezası üzerinden infazının yapılmasına karar verilmesi gerekirken, sanık hakkında hırsızlık suçundan “... aleyhe bozma yasağı gözetilerek sanığın neticeten 300 gün karşılığı 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,” şeklinde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanığın ‘10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına’ ancak "CMUK'nın 326-son maddesi uyarınca kazanılmış hak nedeniyle cezanın 6.000,00 TL adli para cezası üzerinden infazına" karar verilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 21/02/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.