Yargıtay2. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2016/933 K.2016/4374
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosya kapsamına göre, etrafı tel örgü ile çevril... tesisisinden gerçekleşen hırsızlık eyleminin TCK'nın 142/1-b maddesine uyduğu halde aynı Kanun'un 141/1 maddesi uyarınca hüküm kurulması ve 15.04.2011 tarihli tutanak içeriğine göre ihbar üzerine olay yerine intikal eden kolluğun yolda at arabasıyla giden suça sürüklenen çocukları yakalaması şeklinde gerçekleşen olayda suçüstü veya kesintisiz bir takip bulunmadığından eylemin tamamlandığı gözetilmeden TCK'nın 35. maddesi uygulanmak suretiyle eksik ceza tayini karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
a- 5237 sayılı TCK’nın 50. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde düzenlenen seçenek yaptırımın süresinin, suça sürüklenen çocuk hakkında hükmolunan sonuç hapis cezanın yarısı ile bir katına kadar olan bir süre olduğu ve bir katından da hükmolunan sonuç hapis cezasının kendisinin anlaşılmasının gerektiği gözetilerek, mala zarar verme suçundan TCK’nın 151/1, 31/3, 62. maddeleri uyarınca suça sürüklenen çocuklar hakkında 2 ay 6 gün hapis cezası belirlenmiş olması karşısında, TCK’nın 50. maddesinin 1. fıkrasındaki seçenek yaptırımın süresinin de belirlenen 2 ay 6 gün hapis cezanın yarısı olan 1 ay 3 gün ile bir katı olan 2 ay 6 gün arasında takdir edilecek bir süre olması gerektiği gözetilmeden, hükmolunan sonuç hapis cezasının bir katını aşacak şekilde 4 ay süre ile seçenek yaptırımın uygulanmasına karar verilmesi,
b- 5237 sayılı TCK'nın 50/3.maddesinde daha önce hapis cezası ile mahkum olmayan 18 yaşını doldurmamış çocukların mahkum edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezalarının aynı maddenin birinci fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrileceği belirtilmiş, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106/4. maddesinde "Çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde bu ceza hapse çevrilemez, bu takdirde onbirinci fıkra hükmü uygulanır." şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Her ne kadar 5237 sayılı TCK'nın 50/6.maddesinde seçenek tedbirin yerine getirilmemesi halinde tedbire çevrilen kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verileceği belirtilmiş ise de, yukarıda açıklanan düzenlemeler karşısında, 5237 sayılı TCK'nın 50/6.maddesinin çocuklar yönünden uygulanamayacağı, hükmolunan seçenek tedbirin yerine getirilmemesi halinde diğer seçenek tedbirlerden birine veya adli para cezasına karar verilebileceği sonucuna varılmaktadır.
Bu itibarla kısa süreli hapis cezasından çevrilen seçenek tedbirin yerine getirilmemesi halinde, hapis cezasının tamamen veya kısmen infaz edileceği ihtarı yapılamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görüldüğünden hükümlerin bu sebepten dolayı CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasının TCK'nın 50/1-d maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümünde yer alan “4 ay” ibaresinin çıkarılarak yerine “2 ay 6 gün” ibaresinin eklenmesi, ayrıca hüküm fıkrasında yer alan ''5237 SY.TCK 50 (6)maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra Cumhuriyet savcılığınca yapılan tebligata rağmen, 30 gün içinde seçenek yaptırımın gereklerine başlanmaması veya başlanıp ta devam edilmemesi halinde, mahkememizce kısa süreli hapis cezasının tamamen infaz edileceğinin suça sürüklenen çocuklara ihtarına,'' biçimindeki bölümlerin hükümlerden çıkarılması suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 10/03/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosya kapsamına göre, etrafı tel örgü ile çevril... tesisisinden gerçekleşen hırsızlık eyleminin TCK'nın 142/1-b maddesine uyduğu halde aynı Kanun'un 141/1 maddesi uyarınca hüküm kurulması ve 15.04.2011 tarihli tutanak içeriğine göre ihbar üzerine olay yerine intikal eden kolluğun yolda at arabasıyla giden suça sürüklenen çocukları yakalaması şeklinde gerçekleşen olayda suçüstü veya kesintisiz bir takip bulunmadığından eylemin tamamlandığı gözetilmeden TCK'nın 35. maddesi uygulanmak suretiyle eksik ceza tayini karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
a- 5237 sayılı TCK’nın 50. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde düzenlenen seçenek yaptırımın süresinin, suça sürüklenen çocuk hakkında hükmolunan sonuç hapis cezanın yarısı ile bir katına kadar olan bir süre olduğu ve bir katından da hükmolunan sonuç hapis cezasının kendisinin anlaşılmasının gerektiği gözetilerek, mala zarar verme suçundan TCK’nın 151/1, 31/3, 62. maddeleri uyarınca suça sürüklenen çocuklar hakkında 2 ay 6 gün hapis cezası belirlenmiş olması karşısında, TCK’nın 50. maddesinin 1. fıkrasındaki seçenek yaptırımın süresinin de belirlenen 2 ay 6 gün hapis cezanın yarısı olan 1 ay 3 gün ile bir katı olan 2 ay 6 gün arasında takdir edilecek bir süre olması gerektiği gözetilmeden, hükmolunan sonuç hapis cezasının bir katını aşacak şekilde 4 ay süre ile seçenek yaptırımın uygulanmasına karar verilmesi,
b- 5237 sayılı TCK'nın 50/3.maddesinde daha önce hapis cezası ile mahkum olmayan 18 yaşını doldurmamış çocukların mahkum edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezalarının aynı maddenin birinci fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrileceği belirtilmiş, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106/4. maddesinde "Çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde bu ceza hapse çevrilemez, bu takdirde onbirinci fıkra hükmü uygulanır." şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Her ne kadar 5237 sayılı TCK'nın 50/6.maddesinde seçenek tedbirin yerine getirilmemesi halinde tedbire çevrilen kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verileceği belirtilmiş ise de, yukarıda açıklanan düzenlemeler karşısında, 5237 sayılı TCK'nın 50/6.maddesinin çocuklar yönünden uygulanamayacağı, hükmolunan seçenek tedbirin yerine getirilmemesi halinde diğer seçenek tedbirlerden birine veya adli para cezasına karar verilebileceği sonucuna varılmaktadır.
Bu itibarla kısa süreli hapis cezasından çevrilen seçenek tedbirin yerine getirilmemesi halinde, hapis cezasının tamamen veya kısmen infaz edileceği ihtarı yapılamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görüldüğünden hükümlerin bu sebepten dolayı CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasının TCK'nın 50/1-d maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümünde yer alan “4 ay” ibaresinin çıkarılarak yerine “2 ay 6 gün” ibaresinin eklenmesi, ayrıca hüküm fıkrasında yer alan ''5237 SY.TCK 50 (6)maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra Cumhuriyet savcılığınca yapılan tebligata rağmen, 30 gün içinde seçenek yaptırımın gereklerine başlanmaması veya başlanıp ta devam edilmemesi halinde, mahkememizce kısa süreli hapis cezasının tamamen infaz edileceğinin suça sürüklenen çocuklara ihtarına,'' biçimindeki bölümlerin hükümlerden çıkarılması suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 10/03/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.