Yargıtay 2. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2016/49 K.2018/4132
Özet: (1) 1‑inci temyiz itirazında, denetim süresi içinde yeni suç işleyen sanığın hapis cezasının ertelenmesine karar veren hüküm, hukuka aykırı bulunup, yargıtayda temyiz yoluyla bozuldu; (2) 2‑inci temyiz itirazında ise, çavdar çaldığı tezâde TCK 145. maddesinin uygulanmaması nedeniyle hırsızlık suçundan verilen hüküm, bozuldu ve CMUK 1412. maddesi uyarınca yeniden hüküm kuruldu.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ: Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma
HÜKÜM: Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; 1- Konut dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde; Hakkındaki hükmün açıklanması geri bırakılan sanığın, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülükleri yerine getirmemesi halinde, 5271 sayılı CMK’nın 231/11. maddesi uyarınca, hakkındaki hüküm ilk şekliyle açıklanır. Açıklanan bu hükümdeki hukuka aykırılıklar, temyiz veya kanun yararına bozma yoluyla Yargıtayca yapılacak inceleme sonucunda giderilir. Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işleyen veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülükleri yerine getirmeyen sanık hakkındaki açıklanması geri bırakılan hükümde, yasal zorunluluklar dışında, mahkemece bir değişiklik yapma imkânı bulunmamaktadır. Hakkındaki hükmün açıklanması geri bırakılan ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülükleri yerine getiremeyen sanık bakımından ise, yerine getirememe sebebi başta olmak üzere durumu değerlendirilip cezanın bir kısmının infaz edilmemesine, hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine ilişkin yeni bir hüküm kurulabilir. Somut olayda, mahkemece kendisine herhangi bir yükümlülük yüklenmeyen ve denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlediği anlaşılan sanık hakkındaki hükmün ilk şekliyle aynen açıklanması gerektiği gözetilmeden açıklanan hükümde 5237 sayılı TCK'nın 51. maddesi uyarınca hapis cezasının ertelenmesine karar verilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 2- Hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz itirazlarına gelince; Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; a) Mahkemece kendisine herhangi bir yükümlülük yüklenmeyen ve denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlediği anlaşılan sanık hakkındaki hükmün ilk şekliyle aynen açıklanması gerektiği gözetilmeden açıklanan hükümde 5237 sayılı TCK'nın 51. maddesi uyarınca hapis cezasının ertelenmesine karar verilmesi, b) 05.01.2009 tarihli olay ve muhafaza altına alma tutanağına göre, temyiz dışı suça sürüklenen çocuk Çetin Kaynak’ın kolluk görevlilerince yakalandığında müştekinin ambarından çaldıkları bir çuval çavdarı teslim ettiğinin, müştekinin ise iki çuval çavdarının çalındığını bildirmesi karşısında, müştekiden suç nedeniyle oluşan zararının tamamen giderilip giderilmediği, tamamen giderilmemesi halinde kısmi iade nedeniyle sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rıza gösterip göstermediği sorularak, sonucuna göre 5237 sayılı TCK'nın 168/1-4. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi, c) 5237 sayılı TCK'nın 145. maddesinde “malın değerinin azlığı” kavramının 765 sayılı Kanun'un 522/1. maddesindeki hafif ve pek hafif ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliğinin bulunmadığı, “değerinin azlığının” 5237 sayılı Kanun'a özgü, ayrı ve yeni bir kavram olduğu, olayın özelliği, sanığın kişiliği ve özgülenen kastı da değerlendirip yasal ve yeterli gerekçelerinin de gösterilerek uygulanabileceği gözetilerek somut olayda; sanığın, temyiz dışı diğer suça sürüklenen çocuk Çetin Kaynak ile birlikte, müştekiye ait evin avlusunda bulunan ambardan tartı ve değer tespit tutanağına göre 60 TL değerinde iki çuval çavdar çaldığı olayda; 5237 sayılı TCK'nın 145. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 09.04.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; 1- Konut dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde; Hakkındaki hükmün açıklanması geri bırakılan sanığın, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülükleri yerine getirmemesi halinde, 5271 sayılı CMK’nın 231/11. maddesi uyarınca, hakkındaki hüküm ilk şekliyle açıklanır. Açıklanan bu hükümdeki hukuka aykırılıklar, temyiz veya kanun yararına bozma yoluyla Yargıtayca yapılacak inceleme sonucunda giderilir. Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işleyen veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülükleri yerine getirmeyen sanık hakkındaki açıklanması geri bırakılan hükümde, yasal zorunluluklar dışında, mahkemece bir değişiklik yapma imkânı bulunmamaktadır. Hakkındaki hükmün açıklanması geri bırakılan ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülükleri yerine getiremeyen sanık bakımından ise, yerine getirememe sebebi başta olmak üzere durumu değerlendirilip cezanın bir kısmının infaz edilmemesine, hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine ilişkin yeni bir hüküm kurulabilir. Somut olayda, mahkemece kendisine herhangi bir yükümlülük yüklenmeyen ve denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlediği anlaşılan sanık hakkındaki hükmün ilk şekliyle aynen açıklanması gerektiği gözetilmeden açıklanan hükümde 5237 sayılı TCK'nın 51. maddesi uyarınca hapis cezasının ertelenmesine karar verilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 2- Hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz itirazlarına gelince; Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; a) Mahkemece kendisine herhangi bir yükümlülük yüklenmeyen ve denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlediği anlaşılan sanık hakkındaki hükmün ilk şekliyle aynen açıklanması gerektiği gözetilmeden açıklanan hükümde 5237 sayılı TCK'nın 51. maddesi uyarınca hapis cezasının ertelenmesine karar verilmesi, b) 05.01.2009 tarihli olay ve muhafaza altına alma tutanağına göre, temyiz dışı suça sürüklenen çocuk Çetin Kaynak’ın kolluk görevlilerince yakalandığında müştekinin ambarından çaldıkları bir çuval çavdarı teslim ettiğinin, müştekinin ise iki çuval çavdarının çalındığını bildirmesi karşısında, müştekiden suç nedeniyle oluşan zararının tamamen giderilip giderilmediği, tamamen giderilmemesi halinde kısmi iade nedeniyle sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rıza gösterip göstermediği sorularak, sonucuna göre 5237 sayılı TCK'nın 168/1-4. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi, c) 5237 sayılı TCK'nın 145. maddesinde “malın değerinin azlığı” kavramının 765 sayılı Kanun'un 522/1. maddesindeki hafif ve pek hafif ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliğinin bulunmadığı, “değerinin azlığının” 5237 sayılı Kanun'a özgü, ayrı ve yeni bir kavram olduğu, olayın özelliği, sanığın kişiliği ve özgülenen kastı da değerlendirip yasal ve yeterli gerekçelerinin de gösterilerek uygulanabileceği gözetilerek somut olayda; sanığın, temyiz dışı diğer suça sürüklenen çocuk Çetin Kaynak ile birlikte, müştekiye ait evin avlusunda bulunan ambardan tartı ve değer tespit tutanağına göre 60 TL değerinde iki çuval çavdar çaldığı olayda; 5237 sayılı TCK'nın 145. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 09.04.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.