Yargıtay2. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2016/18196 K.2016/14159
Suça sürüklenen çocuk ...... hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün suça sürüklenen çocuk ve müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 22. Ceza Dairesi yapılan temyiz incelemesi sonunda; 02/05/2016 tarihli, 2015/12123 E. ve 2016/7125 K. sayılı karar ile hükmün ONANMASINA karar verilmiştir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 28/09/2016 tarihli, KD-2016/298609 sayılı itirazı üzerine, Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu'nun 26/07/2016 tarihli ve 263 sayılı kararıyla Yargıtay 22. Ceza Dairesi kapatıldığından dosya Dairemize gönderilmekle, 05/07/2012 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun'un 99. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 308. maddesine eklenen 2. ve 3. fıkralar uyarınca yapılan incelemede, itiraz nedenleri yerinde görüldüğünden, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının KABULÜNE, Yargıtay 22. Ceza Dairesi’nin 02/05/2016 tarihli, 2015/12123 E. ve 2016/7125 K. sayılı onama kararının KALDIRILMASINA karar verilerek yapılan incelemede;
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun oluşan kanaat ve takdirine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Suça sürüklenen çocuğun adli sicil kaydındaki 27/01/2010 tarihli, 2009/1076 E. ve 2010/62 K. sayılı 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezasına ilişkin mahkumiyeti nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 50/3. maddesinin uygulanmasında yasal zorunluluk bulunmamakta ise de, suça sürüklenen çocuk müdafiinin 02/05/2016 tarihli duruşmada suça sürüklenen çocuk hakkında lehe olan kanun hükümlerinin uygulanmasını talep etmesi karşısında, 5237 sayılı TCK'nın 50. maddesini de kapsayan bu talep hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 24/10/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 28/09/2016 tarihli, KD-2016/298609 sayılı itirazı üzerine, Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu'nun 26/07/2016 tarihli ve 263 sayılı kararıyla Yargıtay 22. Ceza Dairesi kapatıldığından dosya Dairemize gönderilmekle, 05/07/2012 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun'un 99. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 308. maddesine eklenen 2. ve 3. fıkralar uyarınca yapılan incelemede, itiraz nedenleri yerinde görüldüğünden, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının KABULÜNE, Yargıtay 22. Ceza Dairesi’nin 02/05/2016 tarihli, 2015/12123 E. ve 2016/7125 K. sayılı onama kararının KALDIRILMASINA karar verilerek yapılan incelemede;
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun oluşan kanaat ve takdirine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Suça sürüklenen çocuğun adli sicil kaydındaki 27/01/2010 tarihli, 2009/1076 E. ve 2010/62 K. sayılı 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezasına ilişkin mahkumiyeti nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 50/3. maddesinin uygulanmasında yasal zorunluluk bulunmamakta ise de, suça sürüklenen çocuk müdafiinin 02/05/2016 tarihli duruşmada suça sürüklenen çocuk hakkında lehe olan kanun hükümlerinin uygulanmasını talep etmesi karşısında, 5237 sayılı TCK'nın 50. maddesini de kapsayan bu talep hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 24/10/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.