‹ Ana sayfa
Yargıtay 2. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2016/17548 K.2019/2778

Esas No: 2016/17548 · Karar No: 2019/2778 · Karar Tarihi: 14.02.2019
Özet: Uyuşmazlık, sanıkların hırsızlık suçundan mahkumiyet kararı ile ilgili olarak, 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının uygulanması ve yargılama giderlerinin tahsiline ilişkin hukuki boşlukları kapsıyor. Mahkeme, bu hak yoksunluklarının uygulamasını ve yargılama giderlerinin tahsilini bozarak, kararların 14/02/2019 tarihinde oybirliğiyle bozulmasına karar verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma

HÜKÜM: Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan hüküm kurulurken 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin 1. fıkrasındaki hak yoksunluklarının uygulanması hususunda bir karar verilmemiş ise de, anılan maddede belirtilen hak yoksunluklarının uygulanması hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olup TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının her iki suçtan kurulan mahkumiyet hükümlerinin infazı aşamasında değerlendirilmesi ve hüküm tarihine kadar yapılan yargılama gideri toplamı, 5271 sayılı CMK'nın 324/4 maddesinde atıfta bulunulan 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutar olan 20 TL'den az olduğu halde yargılama giderinin sanıklardan eşit olarak tahsiline karar verilmiş ise de, hüküm kesinleşinceye kadar yapılacak yargılama giderlerinin de toplam yargılama gideri kapsamında olması nedeniyle hükmün kesinleştiği tarihte sanıklardan eşit olarak tahsili gereken yargılama giderinin yukarıda açıklanan terkin edilmesi gereken miktardan az olması halinde Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmasının infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüş; hapis cezasından ibaret mahkumiyet kararları bulunan sanıklar hakkında TCK'nın 51 ve CMK'nın 231. maddelerinin uygulanması mümkün olmadığından tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak olunmamış, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Müştekinin katılma talebi hususunda karar verilmeden önce, duruşmada hazır bulunan sanıklardan, katılmaya karşı diyeceklerinin sorulması gerektiği gözetilmeden, 5271 sayılı CMK’nın 238/3. maddesine muhalefet edilmesi,
2-Sanıkların karar duruşmasında haklarında lehe hükümlerin uygulanmasına dair istemlerinin, TCK'nın 50. maddesinin uygulanması talebini de kapsadığı halde, bu konuda olumlu ya da olumsuz herhangi bir karar verilmemesi,
3-Mükerrir olan sanıklar hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçundan hüküm kurulurken tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verildiği halde, hırsızlık suçundan kurulan hükümlerde tekerrür hükümlerinin uygulanmaması,
4-Katılan ...’nın karar duruşmasında, eşyalarının bir kısmının polis tarafından teslim edildiğini, kalanının ise daha sonra karşılandığını beyan etmesi karşısında; katılandan zararın ne zaman ve kim tarafından giderildiği sorularak sonucuna göre, kovuşturma başlamadan önce zarar giderilmişse 5237 sayılı TCK'nın 168/1. maddesi, kovuşturma başladıktan sonra zarar giderilmişse aynı Kanunun 168/2. maddesinin uygulanmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, üst Cumhuriyet savcısının ve sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 14/02/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?