Yargıtay 2. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2016/17428 K.2018/12280
Özet: Uyuşmazlık, 14.04.2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 6217 sayılı yasanın 26. maddesi ve 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun geçici 2. maddesi kapsamında suça sürüklenen çocuk hakkında yapılandırılan hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarının adli para cezası hükümlerinin 5275 sayılı Kanun ile çelişmesi üzerine temyiz taleplerinin değerlendirildiği davadır. Mahkeme, temyiz itirazlarını kabul ederek adli para cezası hükümlerini bozulttı ve ilgili hükümlerin usul ve yasaya uygun şekilde düzeltilerini onayladı.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ: Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
HÜKÜM: Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; I-Suça sürüklenen çocuk ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz incelenmesinde; 14.04.2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Yasanın 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 2. maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3000 TL dahil adli para cezasına mahkumiyet hükmünün temyizi mümkün olmadığından suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteğinin 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE, II- Suça sürüklenen çocuk ... hakkında iş yeri dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 5275 sayılı Kanun'un 106/4. maddesinin “çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde bu ceza hapse çevrilemez” şeklindeki düzenlemesine aykırı olarak, suça sürüklenen çocuk hakkında iş yeri dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükümlerin fıkrasında suça sürüklenen çocuğun adli para cezasını ödememesi halinde, ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrileceğinin belirtilmiş olması, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın CMUK'nın 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hükümlerin fıkralarından “taksitlerden birinin ödenmemesi halinde para cezasının hapse çevrileceğini sanığa ihtarına,” cümlesinin çıkartılması suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, III- Suça sürüklenen çocuk ... hakkında hırsızlık suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarına gelince; Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Suça sürüklenen çocuğun suç tarihinde gece vakti gerçekleştirdiği hırsızlık eylemlerinden dolayı temel ceza asgari hadden tayin edilmesine karşılık, geceleyin gerçekleştirilmesi nedeniyle tüm müştekiler yönünden hırsızlık suçundan kurulan hükümler yönünden 5237 sayılı TCK'nın 143/1. maddesi uyarınca yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeden en üst hadden artırım yapılması, 2-Suça sürüklenen çocuğun müşteki ...’ın iş yerinden 40-50 TL bozuk parayı çalması şeklinde gerçekleşen olayda, suça sürüklenen çocuk hakkında müşteki ...’a yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükümde TCK'nın 145. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 30/10/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; I-Suça sürüklenen çocuk ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz incelenmesinde; 14.04.2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Yasanın 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 2. maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3000 TL dahil adli para cezasına mahkumiyet hükmünün temyizi mümkün olmadığından suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteğinin 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE, II- Suça sürüklenen çocuk ... hakkında iş yeri dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 5275 sayılı Kanun'un 106/4. maddesinin “çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde bu ceza hapse çevrilemez” şeklindeki düzenlemesine aykırı olarak, suça sürüklenen çocuk hakkında iş yeri dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükümlerin fıkrasında suça sürüklenen çocuğun adli para cezasını ödememesi halinde, ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrileceğinin belirtilmiş olması, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın CMUK'nın 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hükümlerin fıkralarından “taksitlerden birinin ödenmemesi halinde para cezasının hapse çevrileceğini sanığa ihtarına,” cümlesinin çıkartılması suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, III- Suça sürüklenen çocuk ... hakkında hırsızlık suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarına gelince; Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Suça sürüklenen çocuğun suç tarihinde gece vakti gerçekleştirdiği hırsızlık eylemlerinden dolayı temel ceza asgari hadden tayin edilmesine karşılık, geceleyin gerçekleştirilmesi nedeniyle tüm müştekiler yönünden hırsızlık suçundan kurulan hükümler yönünden 5237 sayılı TCK'nın 143/1. maddesi uyarınca yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeden en üst hadden artırım yapılması, 2-Suça sürüklenen çocuğun müşteki ...’ın iş yerinden 40-50 TL bozuk parayı çalması şeklinde gerçekleşen olayda, suça sürüklenen çocuk hakkında müşteki ...’a yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükümde TCK'nın 145. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 30/10/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.