Yargıtay 2. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2016/14911 K.2019/3323
Özet: Uyuşmazlık, hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından dolayı tazminat ve hapis cezaları talep edilen bir davanın ilgili ceza mahkemesi kararına ilişkin. Mahkeme, sanığın maddi zarar verip vermediği konusunda eksik inceleme, suçun oluşum şeklinin açıklanmaması ve erteleme koşullarının değerlendirilmemesi nedeniyle mahkumiyet kararını bozup yeniden değerlendirme için geri bırakma kararı verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ: Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
HÜKÜM: Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Mala zarar verme suçu açısından; mala zarar verildiğine dair bir tespit bulunmadığı, ikamette ''zararın'' ne şekilde oluştuğunun denetime olanak verecek şekilde açıklanması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine karar verilmesi, 2-12.02.2013 tarihli olay, yakalama ve savcı görüşme tutanağına göre; sanığın kendiliğinden karakola gelerek, hırsızlık suçunu işlediğini beyan eden ve soruşturma aşamasında suça konu televizyonu müştekiye teslim ederek tam iadeyi sağlayan ve adli sicil kaydına göre sabıkasız olan sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümleri açısından, CMK'nın 231. maddesinin 6. fıkrasının (b) bendinde belirtilen, “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” öznel (sübjektif) koşulunun oluşup oluşmadığı, erteleme hükümleri açısından, TCK’nın 51. maddesinde belirtilen “İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezasının ertelenebilir. Daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olması, suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması gerekir.” şeklindeki subjektif koşulların değerlendirilmesi gerekirken ‘Sanığın geçmiş hali suç işleme eğilimi’.. şeklindeki dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçe ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin istem gibi BOZULMASINA, 21/02/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Mala zarar verme suçu açısından; mala zarar verildiğine dair bir tespit bulunmadığı, ikamette ''zararın'' ne şekilde oluştuğunun denetime olanak verecek şekilde açıklanması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine karar verilmesi, 2-12.02.2013 tarihli olay, yakalama ve savcı görüşme tutanağına göre; sanığın kendiliğinden karakola gelerek, hırsızlık suçunu işlediğini beyan eden ve soruşturma aşamasında suça konu televizyonu müştekiye teslim ederek tam iadeyi sağlayan ve adli sicil kaydına göre sabıkasız olan sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümleri açısından, CMK'nın 231. maddesinin 6. fıkrasının (b) bendinde belirtilen, “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” öznel (sübjektif) koşulunun oluşup oluşmadığı, erteleme hükümleri açısından, TCK’nın 51. maddesinde belirtilen “İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezasının ertelenebilir. Daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olması, suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması gerekir.” şeklindeki subjektif koşulların değerlendirilmesi gerekirken ‘Sanığın geçmiş hali suç işleme eğilimi’.. şeklindeki dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçe ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin istem gibi BOZULMASINA, 21/02/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.