Yargıtay 2. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2016/14177 K.2017/4016
Özet: Asliye Ceza Mahkemesi, 07.01.2001’de işlenen hırsızlık suçunu 765 sayılı TCK’nın 493/1, 522. maddeleriyle 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 143, 66/1-e, 67/4. maddeleri ışığında inceleyerek, 15 yıllık zamanaşımının geçmiş olması nedeniyle mahkumiyeti müeyyen etti, ancak 10/04/2017 tarihli oybirliğiyle kararla mahkumiyeti bozup, sanıklar hakkında açılan kamu davasını 5271/CCK’nın 223/8. maddesi uyarınca düşürdü.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanıkların eylemine uyan 765 sayılı TCK'nın 493/1, 522. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun’un 102/3 ve 104/2. maddeleri ile 5237 sayılı TCK'nın aynı suça uyan 142/1-b, 143, 66/1-e, 67/4. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Yasa’nın 7/2, 5252 sayılı Yasa’nın 9/3. maddeleri ışığında, zamanaşımı bakımından 765 sayılı Kanun hükümlerinin sanıklar yararına olması ve suçun işlendiği 07.01.2001 gününden inceleme tarihine kadar aynı Kanun’un 102/3 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 15 yıllık zamanaşımı süresinin geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve ... müdafii ile sanık ...'in temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında açılan kamu davalarının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, 10/04/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanıkların eylemine uyan 765 sayılı TCK'nın 493/1, 522. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun’un 102/3 ve 104/2. maddeleri ile 5237 sayılı TCK'nın aynı suça uyan 142/1-b, 143, 66/1-e, 67/4. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Yasa’nın 7/2, 5252 sayılı Yasa’nın 9/3. maddeleri ışığında, zamanaşımı bakımından 765 sayılı Kanun hükümlerinin sanıklar yararına olması ve suçun işlendiği 07.01.2001 gününden inceleme tarihine kadar aynı Kanun’un 102/3 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 15 yıllık zamanaşımı süresinin geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve ... müdafii ile sanık ...'in temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında açılan kamu davalarının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, 10/04/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.