Yargıtay 2. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2016/12147 K.2018/6859
Özet: Asliye Ceza Mahkemesi, sanıkların aküsünü çalmak için vidalarını sökmeye çalıştığını 5237‑sayılı TCK 142/1‑b maddesiyle hırsızlık olarak kabul ederek mahkumiyet kararıyla, diğer sanıkların gözcülük yaparak iştirak ettiklerini 39/37 maddesiyle değerlendirdikten sonra hatalar olmadığını belirterek kararını ONANMASI yaptı.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanıkların müştekinin tırının sol tarafındaki dorse üzerine takılı bulunan aküsünü muhafaza kapağının vidalarını sökmek suretiyle çalmaya teşebbüs etmeleri şeklinde gerçekleşen eylemlerinin, 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b maddesinde tanımlanan suçu oluşturduğu gözetilmeden, aynı Kanun'un 142/1-e maddesi ile uygulama yapılması her iki fıkradaki ceza süresinin aynı olması nedeniyle sonuca etkili görülmediğinden, sanık ... dışındaki sanıklar ..., ... ve ....'un gözcülük yapmak suretiyle suça iştirak ettikleri anlaşıldığından haklarında TCK'nın 37. maddesi yerine 39. maddesi ile uygulama yapılması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA, 28.05.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanıkların müştekinin tırının sol tarafındaki dorse üzerine takılı bulunan aküsünü muhafaza kapağının vidalarını sökmek suretiyle çalmaya teşebbüs etmeleri şeklinde gerçekleşen eylemlerinin, 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b maddesinde tanımlanan suçu oluşturduğu gözetilmeden, aynı Kanun'un 142/1-e maddesi ile uygulama yapılması her iki fıkradaki ceza süresinin aynı olması nedeniyle sonuca etkili görülmediğinden, sanık ... dışındaki sanıklar ..., ... ve ....'un gözcülük yapmak suretiyle suça iştirak ettikleri anlaşıldığından haklarında TCK'nın 37. maddesi yerine 39. maddesi ile uygulama yapılması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA, 28.05.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.