Yargıtay 2. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2016/11474 K.2016/14225
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanığın mühür bozma suçundan yargılandığı ve mahkemenin 3000 TL adli para cezası ile 5 yıl denetim süresi uyguladığı kararının kanun yararına bozulması talebine dayanmaktadır. (2) Mahkeme, 4 Mart 2014 tarihli 2014/51 E., 2014/121 K. kararı bozarak sanığı beraat ettirmiş ve cezanın uygulanmasını engellemiştir.
Mühür bozma suçundan sanık ...’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 203/1, 62 ve 52/2. maddeleri gereğince 3.000 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi uyarınca sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına ilişkin ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/10/2009 tarihli ve 2009/147 esas, 2009/791 sayılı kararını müteakip, sanığın deneme süresi içerisinde suç işlediği gerekçesiyle sanık hakkında hükmün açıklanmasına, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 203/1, 62 ve 52/2. maddeleri gereğince 3000 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, dair aynı Mahkemenin 04/03/2014 tarihli ve 2014/51 esas, 2014/121sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 08/09/2015 gün ve 2015-E.18376/58983 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07/10/2015 gün ve 2015/313954 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, katılan kurumun 08/10/2009 tarihli yazısında sayacın mühürlendiğini gösteren mühürleme tutanağının kayıtlarında olmadığını bildirmesi ve dosya içerisinde bulunan 05/12/2007 tarihli mühürleme tutanağının da değiştirilen yeni sayaca ilişkin olduğunun anlaşılması karşısında, sanık hakkında beraat yerine yazılı şekilde karar tesisinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Katılan kurumun 08/10/2009 tarihli yazısında, sayacın mühürlendiğini gösteren mühürleme tutanağının kayıtlarında olmadığını bildirmesi ve dosya içerisinde bulunan 05/12/2007 tarihli mühürleme tutanağının da değiştirilen yeni sayaca ilişkin olduğunun anlaşılması karşasında, unsurları itibari ile oluşmayan TCK'nın 203/1. maddesindeki mühür bozma suçundan sanığın beraati yerine, yazılı biçimde mahkumiyetine karar verilmesi, nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (...) 1. Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 04/03/2014 gün ve 2014/51 E., 2014/121 K. sayılı kararın, 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, BOZULMASINA, sanığın atılı suçtan BERAATİNE, hükmolunan cezanın ÇEKTİRİLMEMESİNE, 26/10/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, katılan kurumun 08/10/2009 tarihli yazısında sayacın mühürlendiğini gösteren mühürleme tutanağının kayıtlarında olmadığını bildirmesi ve dosya içerisinde bulunan 05/12/2007 tarihli mühürleme tutanağının da değiştirilen yeni sayaca ilişkin olduğunun anlaşılması karşısında, sanık hakkında beraat yerine yazılı şekilde karar tesisinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Katılan kurumun 08/10/2009 tarihli yazısında, sayacın mühürlendiğini gösteren mühürleme tutanağının kayıtlarında olmadığını bildirmesi ve dosya içerisinde bulunan 05/12/2007 tarihli mühürleme tutanağının da değiştirilen yeni sayaca ilişkin olduğunun anlaşılması karşasında, unsurları itibari ile oluşmayan TCK'nın 203/1. maddesindeki mühür bozma suçundan sanığın beraati yerine, yazılı biçimde mahkumiyetine karar verilmesi, nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (...) 1. Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 04/03/2014 gün ve 2014/51 E., 2014/121 K. sayılı kararın, 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, BOZULMASINA, sanığın atılı suçtan BERAATİNE, hükmolunan cezanın ÇEKTİRİLMEMESİNE, 26/10/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.