Yargıtay 2. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2016/11404 K.2016/17453
Özet: Uyuşmazlık, sanık müdafisinin 20.05.2014 tarihli mühür bozma ve karşılıksız yararlanma suçlarından verilen kararlara ilişkin temyiz taleplerinin geçerliliği ve sürekliliğidir; mahkeme, mühr bozmadan önceki kararların yasa değişikliği öncesi hüküm kurduğu gerekçesiyle temyizi reddetti, ancak mühür bozma suçu için 17.07.2008 tarihli mahkumiyet kararıyla ilgili temyizlerin geçerli olduğunu kabul ederek bu kararı bozdu ve sanığın kamu davasını 5271 sayılı CMK’nın 223/8 maddesi uyarınca düşürdü.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ: Karşılıksız yararlanma, mühür bozma
HÜKÜM: Beraat, mahkumiyet, karar verilmesine yer olmadığına Dosya incelenerek gereği düşünüldü; 1-Sanık müdafiinin 20.05.2014 tarihli mühür bozma suçuna ilişkin karar verilmesine yer olmadığına dair 23.05.2014 tarihli temyiz talebinin incelenmesinde: Mühür bozma suçundan 20.05.2014 tarihli kararda, yasa değişikliği öncesi hüküm kurulduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, ortada temyizi kabil bir hüküm bulunmadığından sanık müdafiinin konusu olmayan temyiz talebinin 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE, 2-Sanık hakkında karşılıksız yararlanma suçundan verilen 20.05.2014 tarihli beraat kararına yönelik katılan vekilinin, 6352 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca Dairemizin 21.07.2012 tarihli iade kararı öncesinde mühür bozma suçundan kurulan hüküm ile bu hükme yönelik sanık ve müdafii tarafından yapılan temyiz başvurusu geçerli olduğundan, mühür bozma suçundan verilen 17.07.2008 tarihli mahkumiyet kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin incelenmesinde; Sanığın suç tarihi itibari ile eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 142/1-f, 203/1 maddelerinde öngörülen cezaların miktar ve nev’i itibariyle tabi olduğu 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e maddesine göre hesaplanan 8 yıllık asli dava zamanaşımının, karşılıksız yararlanma suçu açısından 28/04/2008 olan sorgu tarihi ile inceleme tarihi arasında, mühür bozma suçu açısından 17/07/2008 tarihinde verilen mahkumiyet kararı ile inceleme tarihi arasında gerçekleştiği anlaşılmakla hükmün BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 21/12/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Beraat, mahkumiyet, karar verilmesine yer olmadığına Dosya incelenerek gereği düşünüldü; 1-Sanık müdafiinin 20.05.2014 tarihli mühür bozma suçuna ilişkin karar verilmesine yer olmadığına dair 23.05.2014 tarihli temyiz talebinin incelenmesinde: Mühür bozma suçundan 20.05.2014 tarihli kararda, yasa değişikliği öncesi hüküm kurulduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, ortada temyizi kabil bir hüküm bulunmadığından sanık müdafiinin konusu olmayan temyiz talebinin 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE, 2-Sanık hakkında karşılıksız yararlanma suçundan verilen 20.05.2014 tarihli beraat kararına yönelik katılan vekilinin, 6352 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca Dairemizin 21.07.2012 tarihli iade kararı öncesinde mühür bozma suçundan kurulan hüküm ile bu hükme yönelik sanık ve müdafii tarafından yapılan temyiz başvurusu geçerli olduğundan, mühür bozma suçundan verilen 17.07.2008 tarihli mahkumiyet kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin incelenmesinde; Sanığın suç tarihi itibari ile eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 142/1-f, 203/1 maddelerinde öngörülen cezaların miktar ve nev’i itibariyle tabi olduğu 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e maddesine göre hesaplanan 8 yıllık asli dava zamanaşımının, karşılıksız yararlanma suçu açısından 28/04/2008 olan sorgu tarihi ile inceleme tarihi arasında, mühür bozma suçu açısından 17/07/2008 tarihinde verilen mahkumiyet kararı ile inceleme tarihi arasında gerçekleştiği anlaşılmakla hükmün BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 21/12/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.