Yargıtay 2. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2015/3967 K.2015/8718
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın 6352 sayılı Kanun’un geçici 2/2. maddesi uyarınca kaçak kullanım bedeli (486,30 TL) tazmin edilmesi halinde ceza verilmemesi gerektiği yönündeki talebidir; mahkeme, delillerin eksik değerlendirilip sanığın sorgusunun yapılmadan karar verildiğini belirterek, 22/04/2015 tarihinde oybirliğiyle kararı bozmuş ve yeniden inceleme için yönlendirmiştir.
Tebliğname No: 8 - 2014/54015
MAHKEMESİ: İstanbul 31. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 06/12/2013
NUMARASI: 2012/1477 (E) ve 2013/781 (K)
SUÇ: Karşılıksız yararlanma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
02.07.2012 tarihinde kabul edilerek, 28344 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun'un geçici 2. maddesinin l. fıkrası uyarınca aynı maddenin 2. fıkrası gereğince, bilirkişi tarafından hesap edilen vergiler ve cezalar hariç normal tarifeye göre belirlenen 486,30 TL'lik kaçak kullanım bedelini (gerçek zarar) tazmin etmesi halinde sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gözetilerek, sanığa “katılan kurumun bilirkişi tarafından hesaplanan 486,30 TL miktarındaki zararının yasal süre içerisinde giderilmesi halinde 6352 sayılı Kanun'un geçici 2/2. maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine” dair bildirimde bulunularak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği ve fiilin suç oluşturmaması nedeniyle derhal beraat kararı verilmesi dışında, delillerin değerlendirilmesi gereken durumlarda sanığın sorgusu yapılıp savunması saptanmadan karar verilemeyeceği gözetilmeden, 5271 sayılı CMK'nın 193. maddesinin 2. fıkrasındaki koşullar bulunmadığı halde aynı maddenin 1. fıkrası hükmüne aykırı olarak sanığın sorgusu yapılmadan, delil değerlendirmesi yapılarak eksik inceleme ve soruşturma sonucu yazılı biçimde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 22/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
MAHKEMESİ: İstanbul 31. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 06/12/2013
NUMARASI: 2012/1477 (E) ve 2013/781 (K)
SUÇ: Karşılıksız yararlanma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
02.07.2012 tarihinde kabul edilerek, 28344 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun'un geçici 2. maddesinin l. fıkrası uyarınca aynı maddenin 2. fıkrası gereğince, bilirkişi tarafından hesap edilen vergiler ve cezalar hariç normal tarifeye göre belirlenen 486,30 TL'lik kaçak kullanım bedelini (gerçek zarar) tazmin etmesi halinde sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gözetilerek, sanığa “katılan kurumun bilirkişi tarafından hesaplanan 486,30 TL miktarındaki zararının yasal süre içerisinde giderilmesi halinde 6352 sayılı Kanun'un geçici 2/2. maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine” dair bildirimde bulunularak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği ve fiilin suç oluşturmaması nedeniyle derhal beraat kararı verilmesi dışında, delillerin değerlendirilmesi gereken durumlarda sanığın sorgusu yapılıp savunması saptanmadan karar verilemeyeceği gözetilmeden, 5271 sayılı CMK'nın 193. maddesinin 2. fıkrasındaki koşullar bulunmadığı halde aynı maddenin 1. fıkrası hükmüne aykırı olarak sanığın sorgusu yapılmadan, delil değerlendirmesi yapılarak eksik inceleme ve soruşturma sonucu yazılı biçimde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 22/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.