Yargıtay 2. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2015/2516 K.2015/6288
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın elektrik enerjisi hırsızlığı (karşılıksız yararlanma) suçundan mahkumiyetine ilişkin temyiz ve iade işlemlerinin hukuki geçerliliği ve ilgili kararların hangi yasal çerçevede incelenmesi gerektiğidir. Mahkeme, 26/03/2015 tarihinde oybirliğiyle kararıyla dosyanın incelemeden mahallenin yerine iadesine karar vererek, temyiz ve itiraz yollarının uygulanabilirliğini belirledi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Karşılıksız yararlanma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın elektrik enerjisi hırsızlığı (karşılıksız yararlanma) suçundan mahkumiyetine dair 14.04.2004 tarihli ilk kararın temyiz edilmeden kesinleştiği, aynı tarihli karar ile sanık... hakkında elektrik enerjisi hırsızlığı suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün sanık ... tarafından temyizi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca iadesi nedeniyle, yalnızca sanık Hüseyin hakkında hüküm kurulması gerektiği, bu nedenle sanık ... hakkında kurulan 10.03.2006 tarihli hüküm ile bu hükmün temyizi üzerine verilen 17.03.2009 tarihli ilam ve 16.06.2009 tarihli kararın hukuki değerden yoksun olduğu anlaşılmakla, hükümlü hakkında elektrik enerjisi hırsızlığı suçundan kurulan 14.04.2004 tarihli mahkumiyet hükmünün kesinleşmesinden sonra, 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun uyarınca verilen 04.03.2014 tarihli kararın temyiz edildiği belirlenerek yapılan incelemede;
Ayrıntısı Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 17.05.2011 gün, 66-96 sayılı kararında da açıklandığı gibi, 01 Haziran 2005 tarihinden sonra gerçekleştirilen yasa değişiklikleri nedeniyle uyarlama yargılamasının tabi olacağı ilkelerin 5252 sayılı Kanun'un 9. maddesine göre değil, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunu'nun 98 ilâ 101. maddelerine göre belirlenmesi gerektiği, uyarlama yargılaması sonucunda verilen kararlara karşı başvurulabilecek yasa yolunun ise 5275 sayılı Kanun'un 101/3. maddesi uyarınca itiraz yasa yolu olduğu, bu kararların temyizi mümkün olmadığından, CMK'nın 264. maddesine göre de kanun yolunun ve merciinin belirlenmesinde yanılma, başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağından, katılan vekilinin dilekçesi itiraz niteliğinde kabul edilerek itirazın merciince incelenmesi için dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE, 26/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Karşılıksız yararlanma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın elektrik enerjisi hırsızlığı (karşılıksız yararlanma) suçundan mahkumiyetine dair 14.04.2004 tarihli ilk kararın temyiz edilmeden kesinleştiği, aynı tarihli karar ile sanık... hakkında elektrik enerjisi hırsızlığı suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün sanık ... tarafından temyizi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca iadesi nedeniyle, yalnızca sanık Hüseyin hakkında hüküm kurulması gerektiği, bu nedenle sanık ... hakkında kurulan 10.03.2006 tarihli hüküm ile bu hükmün temyizi üzerine verilen 17.03.2009 tarihli ilam ve 16.06.2009 tarihli kararın hukuki değerden yoksun olduğu anlaşılmakla, hükümlü hakkında elektrik enerjisi hırsızlığı suçundan kurulan 14.04.2004 tarihli mahkumiyet hükmünün kesinleşmesinden sonra, 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun uyarınca verilen 04.03.2014 tarihli kararın temyiz edildiği belirlenerek yapılan incelemede;
Ayrıntısı Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 17.05.2011 gün, 66-96 sayılı kararında da açıklandığı gibi, 01 Haziran 2005 tarihinden sonra gerçekleştirilen yasa değişiklikleri nedeniyle uyarlama yargılamasının tabi olacağı ilkelerin 5252 sayılı Kanun'un 9. maddesine göre değil, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunu'nun 98 ilâ 101. maddelerine göre belirlenmesi gerektiği, uyarlama yargılaması sonucunda verilen kararlara karşı başvurulabilecek yasa yolunun ise 5275 sayılı Kanun'un 101/3. maddesi uyarınca itiraz yasa yolu olduğu, bu kararların temyizi mümkün olmadığından, CMK'nın 264. maddesine göre de kanun yolunun ve merciinin belirlenmesinde yanılma, başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağından, katılan vekilinin dilekçesi itiraz niteliğinde kabul edilerek itirazın merciince incelenmesi için dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE, 26/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.