Yargıtay 2. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2015/2309 K.2017/8587
Özet: (1) Sanık, vahşi bir şekilde apartman girişindeki balkon altından bir motosikleti çalarak TCK 142/1-b maddesine göre hırsızlık suçu işledi; (2) Asliye Ceza Mahkemesi, sanığın hırsızlık suçundan mahkumiyet kararı vermesine rağmen, 1412 sayılı CMUK 321. maddesi uyarınca kararın bozulmasını ve yalnızca tekred testiyle ilgili hüküm maddesini çıkartarak diğer usulce uygun hükümleri düzeltilmiş hâlde onaylamaya karar verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosya içeriğine göre; mağdurun evinin eklentisi niteliğindeki etrafı duvarla çevrili apartmanın girişindeki balkon altından motosiklet çalan sanığın eylemi TCK'nın 142/1-b maddesinde tanımlanan suçu oluşturduğu halde, aynı Kanun'un 142/1-e maddesi ile uygulama yapılması her iki bentteki cezaların aynı olması nedeniyle sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamış; TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş; dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanığın tekerrüre esas alınan "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçundan verilmiş ve 05.07.2013 tarihinde kesinleşmiş 6000 TL adli para cezasına ilişkin İstanbul Anadolu 36. Sulh Ceza Mahkemesinin 09.11.2010 tarih 2011/31 Esas- 2012/81 Karar sayılı mahkûmiyet hükmünün; 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la yeniden düzenlenen TCK'nın 191. maddesi ile aynı Kanun'la 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7. maddenin 2. fıkrası gereğince uyarlanması sonucu "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına" ve koşulları gerçekleştiğinde CMK'nın 231. maddesinin 10. fıkrası uyarınca "davanın düşmesine" karar verilmesinin gerekmesi nedeniyle, tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; tekerrür uygulamasına ilişkin bölümün hüküm fıkrasından çıkarılması suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 20/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosya içeriğine göre; mağdurun evinin eklentisi niteliğindeki etrafı duvarla çevrili apartmanın girişindeki balkon altından motosiklet çalan sanığın eylemi TCK'nın 142/1-b maddesinde tanımlanan suçu oluşturduğu halde, aynı Kanun'un 142/1-e maddesi ile uygulama yapılması her iki bentteki cezaların aynı olması nedeniyle sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamış; TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş; dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanığın tekerrüre esas alınan "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçundan verilmiş ve 05.07.2013 tarihinde kesinleşmiş 6000 TL adli para cezasına ilişkin İstanbul Anadolu 36. Sulh Ceza Mahkemesinin 09.11.2010 tarih 2011/31 Esas- 2012/81 Karar sayılı mahkûmiyet hükmünün; 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la yeniden düzenlenen TCK'nın 191. maddesi ile aynı Kanun'la 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7. maddenin 2. fıkrası gereğince uyarlanması sonucu "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına" ve koşulları gerçekleştiğinde CMK'nın 231. maddesinin 10. fıkrası uyarınca "davanın düşmesine" karar verilmesinin gerekmesi nedeniyle, tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; tekerrür uygulamasına ilişkin bölümün hüküm fıkrasından çıkarılması suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 20/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.