Yargıtay 2. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2015/2047 K.2017/8682
Özet: Uyuşmazlık, sanığın inşaatta kapısı penceresi olmayan bir odada pantolonlarından cüzdanları çalması nedeniyle hırsızlık suçundan hüküm kararıdır. Mahkeme, sanığın suçunun TCK 141/1 maddesine göre değerlendirildiğini ve bu nedenle hükmü iptal ederek yeni bir hüküm koyarak 14.06.2013 tarihli bilirkişi raporundaki detayları dikkate alarak çalınan eylemin hırsızlık suçunu oluşturmadığını kabul etmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğindeki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Eylemlerin gerçekleştiği yerin 14.06.2013 tarihli bilirkişi raporuna göre; inşaat halinde ve kapısı penceresi bulunmayan, bina vasfı kazanmamış bir yer olması nedeniyle eylemin TCK’nın 141/1 maddesinindeki suçu oluşturacağı gözetilmeden suç vasfının belirlenmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde aynı Kanun’un 142/1-e maddesi gereği hüküm kurulması,
2-Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın şikayetçilerin çalıştığı inşaattaki kapısı ve penceresi olmayan odadaki pantolonlarından cüzdanlarını çalması şeklindeki eyleminde, sanığın pantolonların farklı kişilere ait olduğunu bilebilecek durumda olduğu değerlendirilerek eyleminin iki ayrı hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden sanık hakkında TCK 43. maddesinin uygulanması,
3- 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, sanığın eylemine uyan TCK'nın 141/1. maddesinde düzenlenen suçun uzlaştırma kapsamına alındığı nazara alınarak, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 21/09/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğindeki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Eylemlerin gerçekleştiği yerin 14.06.2013 tarihli bilirkişi raporuna göre; inşaat halinde ve kapısı penceresi bulunmayan, bina vasfı kazanmamış bir yer olması nedeniyle eylemin TCK’nın 141/1 maddesinindeki suçu oluşturacağı gözetilmeden suç vasfının belirlenmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde aynı Kanun’un 142/1-e maddesi gereği hüküm kurulması,
2-Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın şikayetçilerin çalıştığı inşaattaki kapısı ve penceresi olmayan odadaki pantolonlarından cüzdanlarını çalması şeklindeki eyleminde, sanığın pantolonların farklı kişilere ait olduğunu bilebilecek durumda olduğu değerlendirilerek eyleminin iki ayrı hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden sanık hakkında TCK 43. maddesinin uygulanması,
3- 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, sanığın eylemine uyan TCK'nın 141/1. maddesinde düzenlenen suçun uzlaştırma kapsamına alındığı nazara alınarak, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 21/09/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.