Yargıtay 2. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2015/16459 K.2018/4634
Özet: İşletmenin hırsızlık suçundan mahkum edildiği vaka, 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin iptaline ilişkin yasal hükümler ve sanıkların niteliklerinin değerlendirilmesiyle ilgili uyuşmazlıktır. Mahkeme, sanıkların temyiz itirazlarını kabul ederek hırsızlık mahkumiyet kararını bozdurmuş ve hükümlerin iptaline karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Sanıklar ... ve ... yönünden, müştekinin 25.10.2013 tarihli celse de, tüm zararının kovuşturma aşamasında karşılandığını belirtmesi karşısında; sanıklar hakkında, üzerlerine atılı hırsızlık suçundan hüküm kurulurken 5237 sayılı TCK'nın 168/2. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Sanık ... yönünden, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03/02/2009 tarih ve 2008/11-250, 2009/13 sayılı kararında da belirtildiği üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin objektif koşullarından birisi de suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi olduğu, müştekinin tüm zararının kovuşturma aşamasında giderildiği ve adli sicil kaydına göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel teşkil eden bir sabıkası olmadığı anlaşılan sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin 6. fıkrasının (b) bendinde belirtilen sanığın “kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözününde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre hukuki durumunun belirlenmesi ve Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde takdirin gerekçelerinin kararda gösterilmesi gerekirken, ''müştekinin zararı giderilmediğinden ve sabıkası olduğundan CMK'nın 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının uygulanmasına takdiren yer olmadığına'' biçimindeki yasal ve dosya ile uyumlu olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 17/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Sanıklar ... ve ... yönünden, müştekinin 25.10.2013 tarihli celse de, tüm zararının kovuşturma aşamasında karşılandığını belirtmesi karşısında; sanıklar hakkında, üzerlerine atılı hırsızlık suçundan hüküm kurulurken 5237 sayılı TCK'nın 168/2. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Sanık ... yönünden, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03/02/2009 tarih ve 2008/11-250, 2009/13 sayılı kararında da belirtildiği üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin objektif koşullarından birisi de suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi olduğu, müştekinin tüm zararının kovuşturma aşamasında giderildiği ve adli sicil kaydına göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel teşkil eden bir sabıkası olmadığı anlaşılan sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin 6. fıkrasının (b) bendinde belirtilen sanığın “kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözününde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre hukuki durumunun belirlenmesi ve Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde takdirin gerekçelerinin kararda gösterilmesi gerekirken, ''müştekinin zararı giderilmediğinden ve sabıkası olduğundan CMK'nın 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının uygulanmasına takdiren yer olmadığına'' biçimindeki yasal ve dosya ile uyumlu olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 17/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.