Yargıtay 2. Ceza Dairesi Ceza Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2015/14013 K.2015/16476
Tebliğname No: 8 - 2014/248909
MAHKEMESİ: Büyükçekmece 2. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 03/12/2013
NUMARASI: 2007/1037 (E) ve 2008/1583 (K)
SUÇ: Karşılıksız yararlanma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın yüzüne karşı verilen 17/10/2008 tarihli hükümde temyiz süresinin tefhimden itibaren başlayacağı belirtilmesi gerekirken, tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde temyiz dilekçesi verilebileceği belirtilerek sanık yanıltıldığı gibi gerekçeli kararın da tebliğ edilmediği, dolayısıyla yasa yolu bildiriminin yöntemince yapılmadığı anlaşılmakla, sanığın 20/11/2013 tarihli temyiz isteğinin öğrenmekle süresinde olduğu kabul edilerek mahkemenin 03/12/2013 gün ve 2007/1037-2008/1583 sayılı temyiz isteminin reddine dair ek kararı kaldırılmak suretiyle, 17/10/2008 tarihli hükmün yapılan temyiz incelemesinde;
6352 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesi gereğince katılan kurumun zararını gidermesi halinde sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine ilişkin bildirimde bulunulmuş ise de, yasal sürenin geçmesi nedeni ile sanığa makul bir süre tanınıp bu sürenin beklenilmesi gerektiği gibi, sanığın 07/07/2015 tarihli dilekçe ile kurum zararının 16/12/2014 tarihi itibariyle ödendiğine dair fotokopiden ibaret makbuzları dosyaya sunduğu da dikkate alınarak, mahkemece ödeme yapılıp yapılmadığı hususu katılan kurumdan yeniden sorulup sonucuna göre, ödeme yapılmış ise sanık hakkında 6352 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 30/09/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
MAHKEMESİ: Büyükçekmece 2. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 03/12/2013
NUMARASI: 2007/1037 (E) ve 2008/1583 (K)
SUÇ: Karşılıksız yararlanma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın yüzüne karşı verilen 17/10/2008 tarihli hükümde temyiz süresinin tefhimden itibaren başlayacağı belirtilmesi gerekirken, tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde temyiz dilekçesi verilebileceği belirtilerek sanık yanıltıldığı gibi gerekçeli kararın da tebliğ edilmediği, dolayısıyla yasa yolu bildiriminin yöntemince yapılmadığı anlaşılmakla, sanığın 20/11/2013 tarihli temyiz isteğinin öğrenmekle süresinde olduğu kabul edilerek mahkemenin 03/12/2013 gün ve 2007/1037-2008/1583 sayılı temyiz isteminin reddine dair ek kararı kaldırılmak suretiyle, 17/10/2008 tarihli hükmün yapılan temyiz incelemesinde;
6352 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesi gereğince katılan kurumun zararını gidermesi halinde sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine ilişkin bildirimde bulunulmuş ise de, yasal sürenin geçmesi nedeni ile sanığa makul bir süre tanınıp bu sürenin beklenilmesi gerektiği gibi, sanığın 07/07/2015 tarihli dilekçe ile kurum zararının 16/12/2014 tarihi itibariyle ödendiğine dair fotokopiden ibaret makbuzları dosyaya sunduğu da dikkate alınarak, mahkemece ödeme yapılıp yapılmadığı hususu katılan kurumdan yeniden sorulup sonucuna göre, ödeme yapılmış ise sanık hakkında 6352 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 30/09/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.