‹ Ana sayfa
Yargıtay 2. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2014/32171 K.2014/28510

Esas No: 2014/32171 · Karar No: 2014/28510 · Karar Tarihi: 01.12.2014
Özet: Uyuşmazlık konusu, 1997 yılında işlenmiş hırsızlık suçunun ceza yargılaması sırasında gece vaktinin yanlış tanımlanması ve kararın tarih hatası nedeniyle mahkeme kararının geçersizliğiydir. Karar, 01/12/2014 tarihinde oybirliğiyle bozularak hüküm yeniden değerlendirilmesine karar verilmiştir.
Tebliğname No: 6 - 2013/367195

MAHKEMESİ: Karşıyaka 4. Asliye Ceza Mahkemesi

TARİHİ: 08/04/1999-24/10/2013

NUMARASI: 1997/767 (E) ve 1999/296 (K)
SUÇ: Hırsızlık

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesine göre, anılan madde ve fıkrada belirtilen hakları kullanmaktan yoksun bırakılmanın kasten işlenmiş bir suçtan dolayı verilen hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olması karşısında kararda gösterilmeyen hak yoksunluğunun, infaz aşamasında nazara alınması mümkün görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır.

Dosya kapsamına göre diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunun 9/1. maddesine göre 01.06.2005 tarihinden önce kesinleşmiş hükümlerle ilgili olarak Türk Ceza Kanununun lehe olan hükümlerinin derhal uygulanabileceği hallerde, duruşma yapılmaksızın da karar verilebilir. Aynı Kanunun 9/3. maddesine göre de lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.

Bu düzenlemelerden ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2005 gün ve 2005/3-162-173 sayılı kararından anlaşılacağı üzere, kesin yargı haline gelmiş bir hükümde değişiklik yargılaması yapılması, önceki hükümde sabit kabul edilen olaya her iki yasanın tüm hükümleri birbirine karıştırılmaksızın uygulanmak suretiyle ayrı ayrı sonuçlar belirlenmesini ve bunların karşılaştırılmasını gerektirir. Sonraki yasa suçun unsurlarını veya özel hallerini değiştiriyorsa veya cezanın teşdiden tayini nedeni sayılacak olguların tartışılması, alt ve üst sınırlar arasında bir oran belirlenmesi ya da artırım veya indirim nedenlerinin değerlendirilmesi gerekiyorsa, cezanın paraya veya tedbire çevrilmesi ya da ertelenmesi hususunda mahkemece takdir hakkının kullanılması ve böylece bireyselleştirme yapılması zorunlu ise, duruşma açılmak suretiyle tüm bunların neden ve gerekçeleri de gösterilerek hüküm kurulması gerekir.

Tüm bu hususlara göre, mahkemenin duruşma açarak delilleri tartışması, eylemi nitelendirdikten sonra lehe kanunun belirlemesi gerekirken, evrak üzerinde yaptığı inceleme sonucunda, yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Müştekinin 05.02.1997 tarihli kolluk ifadesinde, olay gecesi sahura kalktığını, aracının sesini duyup balkona çıktığında, saat.05.45 sıralarında aracının götürülmekte olduğunu ifade etmesi, suç tarihinde güneşin 07.10'da doğması nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 6/1-e maddesi uyarınca gece vaktinin 06.10'da bittiği gözetildiğinde; suçun gece işlendiği anlaşıldığı halde hükümlü hakkında aynı Kanunun 143. maddesinin uygulanmaması,
3- Suç tarihi 05.02.1997 olduğu halde gerekçeli karar başlığında 14.04.1997 olarak yazılması,
Bozmayı gerektirmiş hükümlünün temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 01/12/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?