Yargıtay 2. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2014/2886 K.2014/27011
Özet: (1) Uyuşmazlık, karşılıksız yararlanma ve mühür bozma suçlarından verilen iki ayrı hükmün temyiz edilmesi üzerine kurulmuştur; (2) Mahkeme, hem mühür bozma hem de karşılıksız yararlanma kararlarını bozarak yeni bir inceleme talep etmiş ve temyiz taleplerini reddetmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Karşılıksız yararlanma, mühür bozma
HÜKÜM: Beraat
Dosya incelerek gereği düşünüldü:
I-Mühür bozma suçundan 04.12.2007 tarihinde verilen hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Müşteki kurum vekilinin katılma istemini içeren dilekçelerinin karşılıksız yararlanma suçundan açılan kamu davasına yönelik olduğu, mühür bozma suçundan açılan kamu davasına yönelik katılma isteminin bulunmadığı belirlenerek yapılan incelemede;
Duruşmadan haberdar edildiği halde, 5271 sayılı CMK'nin 237. ve 238. maddeleri uyarınca usulüne uygun olarak mühür bozma suçundan açılan kamu davasına katılmayan müşteki kurumun sanık hakkında verilen hükmü temyize hakkı bulunmadığından, müşteki kurum vekilinin temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK'nin 317. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak REDDİNE,
II-Karşılıksız yararlanma suçundan 05.12.2012 tarihinde verilen hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
02.07.2012 tarihinde kabul edilerek, 28344 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava Ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun'un geçici 2. maddesi gereğince, şikayetçi kurumun zararını tazmin etmesi halinde sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gözetilerek, sanığın eylemi nedeniyle katılan kurumun uğradığı gerçek zarar miktarı bilirkişi tarafından belirlenerek, sanığa “katılan kurumun belirlenen zararını makul süre içerisinde gidermesi halinde 6352 sayılı Yasa'nın geçici 2/2 maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verileceğine” dair bildirimde bulunularak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden ve yasada öngörülen 6 aylık süre beklenmeden, eksik inceleme ve soruşturma sonucu delil takdiri yoluna gidilmek suretiyle yazılı biçimde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 17/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Karşılıksız yararlanma, mühür bozma
HÜKÜM: Beraat
Dosya incelerek gereği düşünüldü:
I-Mühür bozma suçundan 04.12.2007 tarihinde verilen hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Müşteki kurum vekilinin katılma istemini içeren dilekçelerinin karşılıksız yararlanma suçundan açılan kamu davasına yönelik olduğu, mühür bozma suçundan açılan kamu davasına yönelik katılma isteminin bulunmadığı belirlenerek yapılan incelemede;
Duruşmadan haberdar edildiği halde, 5271 sayılı CMK'nin 237. ve 238. maddeleri uyarınca usulüne uygun olarak mühür bozma suçundan açılan kamu davasına katılmayan müşteki kurumun sanık hakkında verilen hükmü temyize hakkı bulunmadığından, müşteki kurum vekilinin temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK'nin 317. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak REDDİNE,
II-Karşılıksız yararlanma suçundan 05.12.2012 tarihinde verilen hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
02.07.2012 tarihinde kabul edilerek, 28344 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava Ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun'un geçici 2. maddesi gereğince, şikayetçi kurumun zararını tazmin etmesi halinde sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gözetilerek, sanığın eylemi nedeniyle katılan kurumun uğradığı gerçek zarar miktarı bilirkişi tarafından belirlenerek, sanığa “katılan kurumun belirlenen zararını makul süre içerisinde gidermesi halinde 6352 sayılı Yasa'nın geçici 2/2 maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verileceğine” dair bildirimde bulunularak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden ve yasada öngörülen 6 aylık süre beklenmeden, eksik inceleme ve soruşturma sonucu delil takdiri yoluna gidilmek suretiyle yazılı biçimde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 17/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.