Yargıtay 2. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2014/18595 K.2014/17638
Özet: Asliye Ceza Mahkemesi, suçuna hırsızlıkla ilgili sanıkların gönüllü iade durumunu sormadan 5237 sayılı TCK’nın 168/1‑4 maddelerini uygulamayı kabul etmiş, ancak 53/1-c maddesinde velayet hakkından yoksun bırakma güvenlik tedbirinin koşullu salıverme şartlarını gözetmeyerek mahkeme kararını bozmaya karar vermiş.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Sanıkların, kendi rızaları ile para dışındaki çalınan eşyaları kolluğa teslim etmesi karşısında, soruşturma evresinde gerçekleşen kısmi iadeye rızası bulunup bulunmadığı müştekiden sorularak sonucuna göre 5237 sayılı TCK.nun 168/1-4 fıkralarının sanıklar hakkında uygulanması gerektiği halde, müştekinin rızası olup olmadığı sorulmadan, doğrudan 168/1. maddenin uygulanması, karşı temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır. Dosya kapsamına göre diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 5237 sayılı TCK.nun 53/1-c maddesinde belirtilen, velayet hakkından vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca sadece kendi alt soyları üzerindeki yetkileri yönünden koşullu salıvermeye kadar uygulanabileceğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sanıklar hakkında, 5237 sayılı TCK'nın 53/1-c maddesinde öngörülen velayet hakkından vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca kendi alt soyları üzerindekiyetkileri yönünden koşullu salıvermeye kadar uygulanmasına karar verilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin istem gibi DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 23/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Sanıkların, kendi rızaları ile para dışındaki çalınan eşyaları kolluğa teslim etmesi karşısında, soruşturma evresinde gerçekleşen kısmi iadeye rızası bulunup bulunmadığı müştekiden sorularak sonucuna göre 5237 sayılı TCK.nun 168/1-4 fıkralarının sanıklar hakkında uygulanması gerektiği halde, müştekinin rızası olup olmadığı sorulmadan, doğrudan 168/1. maddenin uygulanması, karşı temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır. Dosya kapsamına göre diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 5237 sayılı TCK.nun 53/1-c maddesinde belirtilen, velayet hakkından vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca sadece kendi alt soyları üzerindeki yetkileri yönünden koşullu salıvermeye kadar uygulanabileceğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sanıklar hakkında, 5237 sayılı TCK'nın 53/1-c maddesinde öngörülen velayet hakkından vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca kendi alt soyları üzerindekiyetkileri yönünden koşullu salıvermeye kadar uygulanmasına karar verilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin istem gibi DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 23/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.