Yargıtay 2. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2013/8173 K.2014/378
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın sokakta bırakılan ve kilitli olduğu iddia edilen otomobili açıp çalmaya teşebbüs etmesiyle ilgili hırsızlığa tecavüz suçlamasıdır; mahkeme, 5237 sayılı TCY’nin 142/1-b maddesi yerine aynı ceza süreleri nedeniyle 142/1-e maddesini uygulayarak sanığı hırsızlıkla mahkum etti. Mahkeme kararında ayrıca, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (c) fıkrası kapsamındaki velayet ve kayyımlık haklarının koşullu salıverme tarihine kadar yoksun bırakılması hükmü eklenerek, orijinal mahkumiyet kararı düzeltilip onaylandı.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlığa Teşebbüs
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Olay tarihinde sanığın, sokak üstünde bırakılan ve mağdurun beyanına göre kapıları kilitlenmiş olan otomobilin, kapı kilidini açıp çalmaya teşebbüs ettiğinin anlaşılması karşısında; sanığa atılı eylemin 5237 sayılı TCY.nın 142/1-b maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekirken, “adet gereği açıkta bırakılan eşya hakkında hırsızlık” olarak kabul edilmek suretiyle aynı Yasanın 142/1-e maddesi ile uygulama yapılması, ceza süreleri aynı olduğu için sonuç ceza değişmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun, kendi altsoyu açısından koşullu salıverme tarihine; kendi altsoyu dışındaki kişiler yönünden ise, cezanın infazı tamamlanıncaya kadar süreceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hükümlerden 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine “sanığın 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 1. fıkrasının a, b, c, d, e bentlerinde sayılan hakları kullanmaktan mahkûm olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına” ibarelerinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 14/01/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlığa Teşebbüs
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Olay tarihinde sanığın, sokak üstünde bırakılan ve mağdurun beyanına göre kapıları kilitlenmiş olan otomobilin, kapı kilidini açıp çalmaya teşebbüs ettiğinin anlaşılması karşısında; sanığa atılı eylemin 5237 sayılı TCY.nın 142/1-b maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekirken, “adet gereği açıkta bırakılan eşya hakkında hırsızlık” olarak kabul edilmek suretiyle aynı Yasanın 142/1-e maddesi ile uygulama yapılması, ceza süreleri aynı olduğu için sonuç ceza değişmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun, kendi altsoyu açısından koşullu salıverme tarihine; kendi altsoyu dışındaki kişiler yönünden ise, cezanın infazı tamamlanıncaya kadar süreceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hükümlerden 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine “sanığın 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 1. fıkrasının a, b, c, d, e bentlerinde sayılan hakları kullanmaktan mahkûm olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına” ibarelerinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 14/01/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.