Yargıtay 2. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2013/7631 K.2014/1600
Özet: Uyuşmazlık, hırsızlık suçundan hüküm giymiş bir sanığın denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklerini yerine getirememesi ve bu nedenle mahkemenin “hükmün açıklanması geri bırakılması” kararının iptal edilip yeni bir hüküm konulup konulmamasıyla ilgilidir. Mahkeme, temyiz itirazlarını yerinde görerek 27/01/2014 tarihinde oybirliğiyle karar vererek mevcut kararı bozmuş ve sanığın yükümlülüklerini yerine getirememesi nedeniyle yeni bir mahkumiyet hükmü kurmuştur.
Tebliğname No: 2 - 2012/90051
MAHKEMESİ: Bafra 1. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 14/02/2012
NUMARASI: 2011/736 (E) ve 2012/189 (K)
SUÇ: Hırsızlık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması için 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin 1. fıkrası uyarınca duruşma açılarak ve oluşan yeni durum karşısında, yargılamaya devam olunduğundan sanık ile varsa katılan haberdar edilip, hakkındaki hükmün açıklanması geri bırakılan sanığın, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlediğinin ya da denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülükleri yasal ve geçerli bir mazereti bulunmadığı halde yerine getirmediğinin yapılan duruşma sonunda tespiti halinde, 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinin 11. fıkrası gereğince hüküm ilk şekliyle açıklanır. Bu iki halin gerçekleştiğinin saptanması durumunda, mahkemece yapılacak işlem, önceden verilen ancak hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına konu olması nedeniyle hukuki varlık kazanmayan hükmün açıklanmasından ibarettir. Bu iki koşuldan birine aykırılık nedeniyle hükmün açıklanması halinde mahkemece, uygulanmasında yasal zorunluluk bulunduğu halde, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi nedeniyle 5560 sayılı Yasanın 23. maddesi ile CMK'nın 231. maddesine eklenen 7. fıkra gereğince uygulanamayan yasal hükümler hariç olmak üzere, önceki hükümde bir değişiklik yapılamayacaktır. Açıklanan bu hükümdeki hukuka aykırılıklar ise temyiz ya da kanun yararına bozma yoluyla Yargıtay’ca yapılacak inceleme sonucunda giderilebilecektir. Hakkındaki hükmün açıklanması geri bırakılan ve hükmün açıklanması amacıyla yapılan duruşma sonucunda denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülükleri elinde olmayan nedenlerden dolayı yerine getiremediği tespit edilen sanık bakımından ise, yerine getirememe nedeni başta olmak üzere durumu değerlendirilip, cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine, ya da koşulların varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine ilişkin karar vererek yeni bir mahkumiyet hükmü kurulabilir. Ancak hiçbir durumda mahkemece, sübut ve nitelendirmeye ilişkin önceki uygulamadan farklı bir uygulama yapılması olanaklı değildir.
Yapılan açıklamalar karşısında somut olay değerlendirildiğinde, suça sürüklenen çocuğun yöntemince duruşmaya çağrılarak, oluşan yeni duruma göre diyecekleri sorulmadan ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklerini yerine getirememesinin yasal ve geçerli bir mazerete dayanıp dayanmadığı belirlenmeden hüküm kurmak suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi (BOZULMASINA), 27/01/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
MAHKEMESİ: Bafra 1. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 14/02/2012
NUMARASI: 2011/736 (E) ve 2012/189 (K)
SUÇ: Hırsızlık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması için 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin 1. fıkrası uyarınca duruşma açılarak ve oluşan yeni durum karşısında, yargılamaya devam olunduğundan sanık ile varsa katılan haberdar edilip, hakkındaki hükmün açıklanması geri bırakılan sanığın, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlediğinin ya da denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülükleri yasal ve geçerli bir mazereti bulunmadığı halde yerine getirmediğinin yapılan duruşma sonunda tespiti halinde, 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinin 11. fıkrası gereğince hüküm ilk şekliyle açıklanır. Bu iki halin gerçekleştiğinin saptanması durumunda, mahkemece yapılacak işlem, önceden verilen ancak hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına konu olması nedeniyle hukuki varlık kazanmayan hükmün açıklanmasından ibarettir. Bu iki koşuldan birine aykırılık nedeniyle hükmün açıklanması halinde mahkemece, uygulanmasında yasal zorunluluk bulunduğu halde, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi nedeniyle 5560 sayılı Yasanın 23. maddesi ile CMK'nın 231. maddesine eklenen 7. fıkra gereğince uygulanamayan yasal hükümler hariç olmak üzere, önceki hükümde bir değişiklik yapılamayacaktır. Açıklanan bu hükümdeki hukuka aykırılıklar ise temyiz ya da kanun yararına bozma yoluyla Yargıtay’ca yapılacak inceleme sonucunda giderilebilecektir. Hakkındaki hükmün açıklanması geri bırakılan ve hükmün açıklanması amacıyla yapılan duruşma sonucunda denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülükleri elinde olmayan nedenlerden dolayı yerine getiremediği tespit edilen sanık bakımından ise, yerine getirememe nedeni başta olmak üzere durumu değerlendirilip, cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine, ya da koşulların varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine ilişkin karar vererek yeni bir mahkumiyet hükmü kurulabilir. Ancak hiçbir durumda mahkemece, sübut ve nitelendirmeye ilişkin önceki uygulamadan farklı bir uygulama yapılması olanaklı değildir.
Yapılan açıklamalar karşısında somut olay değerlendirildiğinde, suça sürüklenen çocuğun yöntemince duruşmaya çağrılarak, oluşan yeni duruma göre diyecekleri sorulmadan ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklerini yerine getirememesinin yasal ve geçerli bir mazerete dayanıp dayanmadığı belirlenmeden hüküm kurmak suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi (BOZULMASINA), 27/01/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.