Yargıtay 2. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2013/5801 K.2013/30381
Özet: Uyuşmazlık konusu: Hırsızlık suçundan dolayı suça sürüklenen bir çocuğun cezai sorumluluğu ve koruyucu tedbirlerin uygulanması; Mahkeme sonucu: Mahkumiyet kararı verilen çocuk için hükmün açıklanmasının geri bırakılması gerekmediğine karar vererek, mevcut cezanın devam ettirilmesi ve yeni hüküm kurulurken ağırlaştırma yapılmayacağını belirledi.
Tebliğname No: 2 - 2012/73735
MAHKEMESİ: Göksun Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 18/01/2012
NUMARASI: 2011/178 (E) ve 2012/20 (K)
SUÇ: Hırsızlık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- 5237 sayılı TCK'nun 31/2. ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 11/1. maddeleri uyarınca, 5395 sayılı Kanun'un 5. maddesinde öngörülen koruyucu ve destekleyici tedbirlerin suça sürüklenen ve ceza sorumluluğu olmayan çocuklar bakımından uygulanabileceği gözetilmeden, cezai sorumluluğu olan ve hakkında mahkumiyet kararı verilen suça sürüklenen çocuk hakkında anılan 5395 sayılı Kanun'un 5. maddesinin 1. fıkrasının “b” bendinde yazılı tedbire hükmedilmesi,
2- Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 esas, 2009/13 karar sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde dikkate alınacak zararda, mahkemece kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, somut olayda yakınanın, suça sürüklenen çocuğa yüklenen hırsızlık suçundan doğan herhangi bir maddi zararlarının bulunmadığı ve suç tarihi itibariyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel sabıkası bulunmadığı anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesinin 6. fıkrasının (b) bendinde belirtilen “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken “suça sürüklenen çocuğun dosya kapsamında bulunan adli sicil kaydına göre daha önceden kasıtlı bir suçtan mahkum olması nedeniyle suça sürüklenen çocuk hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümleri tatbik edilmemiştir.” biçimindeki gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 326/son maddesi uyarınca yeni hüküm kurulurken bozma öncesi hükmolunan yaptırımın (cezanın) ve sonuçlarının ağırlaştırılamayacağı kuralının gözetilmesine, 18.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
MAHKEMESİ: Göksun Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 18/01/2012
NUMARASI: 2011/178 (E) ve 2012/20 (K)
SUÇ: Hırsızlık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- 5237 sayılı TCK'nun 31/2. ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 11/1. maddeleri uyarınca, 5395 sayılı Kanun'un 5. maddesinde öngörülen koruyucu ve destekleyici tedbirlerin suça sürüklenen ve ceza sorumluluğu olmayan çocuklar bakımından uygulanabileceği gözetilmeden, cezai sorumluluğu olan ve hakkında mahkumiyet kararı verilen suça sürüklenen çocuk hakkında anılan 5395 sayılı Kanun'un 5. maddesinin 1. fıkrasının “b” bendinde yazılı tedbire hükmedilmesi,
2- Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 esas, 2009/13 karar sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde dikkate alınacak zararda, mahkemece kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, somut olayda yakınanın, suça sürüklenen çocuğa yüklenen hırsızlık suçundan doğan herhangi bir maddi zararlarının bulunmadığı ve suç tarihi itibariyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel sabıkası bulunmadığı anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesinin 6. fıkrasının (b) bendinde belirtilen “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken “suça sürüklenen çocuğun dosya kapsamında bulunan adli sicil kaydına göre daha önceden kasıtlı bir suçtan mahkum olması nedeniyle suça sürüklenen çocuk hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümleri tatbik edilmemiştir.” biçimindeki gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 326/son maddesi uyarınca yeni hüküm kurulurken bozma öncesi hükmolunan yaptırımın (cezanın) ve sonuçlarının ağırlaştırılamayacağı kuralının gözetilmesine, 18.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.