Yargıtay 2. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2013/36069 K.2014/25974
Özet: Uyuşmazlık konusu, hırsızlık suçundan hüküm giyen sanığın infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulamasının yanı sıra kendi alt soyu üzerindeki velayet hakkı, vesayet/kayyımlık yetkileri ve zorunlu müdafi ücretinin yargılama gideri olarak yükletilmesiyle ilgili hatalı kararların düzeltilmesidir. Mahkeme, sanığın haklarını koruyacak şekilde infaz rejimini mükerrirlere özgü infaz rejimine çevirmeyi, denetimli serbestlik tedbirini uygulamayı ve zorunlu müdafi ücretinin tahsil edilmesini iptal ederek kararını düzeltti.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Adli sicil kaydına göre tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık hakkında hükmolunan cezanın 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin 6. ve 7. fıkraları uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mükerrir hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
5237 sayılı TCK’nın 53/1-c maddesinde belirtilen kendi alt soyu üzerindeki velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca koşullu salıverme tarihine kadar uygulanabileceğinin gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi,
5271 sayılı CMK'nın 101/3. maddesi uyarınca, mahkemesince Baroya yazı yazılarak suça sürüklenen çocuğu savunmak üzere bir avukatın görevlendirilmesi nedeniyle, zorunlu müdafii için ödenen avukatlık ücretinin, sanığa, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye açıkça aykırı olarak yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak; bu aykırılığın aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan,
1-Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53/1 maddesinde sayılan hakları kullanmasına ilişikin bölümün hüküm metninden çıkarılarak yerine “sanığın 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin birinci fıkrasının a-b-c-d ve e bentlerinde belirtilen haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, aynı maddenin birinci fıkrasının (c) bendinde gösterilen hak yoksunluğunun kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına” yazılmasına,
2-Hüküm fıkrasındaki zorunlu müdafi ücretinin sanıktan tahsiline ilişkin bölümün hüküm fıkrasından çıkarılmasına karar verilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 06/11/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Adli sicil kaydına göre tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık hakkında hükmolunan cezanın 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin 6. ve 7. fıkraları uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mükerrir hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
5237 sayılı TCK’nın 53/1-c maddesinde belirtilen kendi alt soyu üzerindeki velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca koşullu salıverme tarihine kadar uygulanabileceğinin gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi,
5271 sayılı CMK'nın 101/3. maddesi uyarınca, mahkemesince Baroya yazı yazılarak suça sürüklenen çocuğu savunmak üzere bir avukatın görevlendirilmesi nedeniyle, zorunlu müdafii için ödenen avukatlık ücretinin, sanığa, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye açıkça aykırı olarak yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak; bu aykırılığın aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan,
1-Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53/1 maddesinde sayılan hakları kullanmasına ilişikin bölümün hüküm metninden çıkarılarak yerine “sanığın 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin birinci fıkrasının a-b-c-d ve e bentlerinde belirtilen haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, aynı maddenin birinci fıkrasının (c) bendinde gösterilen hak yoksunluğunun kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına” yazılmasına,
2-Hüküm fıkrasındaki zorunlu müdafi ücretinin sanıktan tahsiline ilişkin bölümün hüküm fıkrasından çıkarılmasına karar verilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 06/11/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.