‹ Ana sayfa
Yargıtay 2. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2013/31759 K.2014/26795

Esas No: 2013/31759 · Karar No: 2014/26795 · Karar Tarihi: 13.11.2014
Özet: Uyuşmazlık konusu, hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere ilişkin temyiz itirazlarının değerlendirilmesidir; mahkeme, temyizlerin reddiyle birlikte sanıkların aynı eylemden dolayı hem hırsızlık hem de mala zarar verme suçundan cezalandırılmasına karar vererek, ilgili savunma haklarını ihlal ettiğini belirterek hükümün bozulmasını ilan etmiştir.
MAHKEMESİ: Çocuk Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık, mala zarar verme

HÜKÜM: Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-) O yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazının incelenmesinde;
26.04.2012 tarihinde verilen hükmü CMUK’nın 310/3 maddesinde öngörülen yasal bir aylık temyiz süresinden sonra 20.06.2012 tarihinde temyiz eden o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin aynı Kanun'un 317. maddesi gereğince REDDİNE,
2-) Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazının incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
3-) Sanık ... hakkında mala zarar verme ve sanık ... hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazının incelenmesine gelince;
a-) Sanıkların suç tarihinde inşaat alanında açıkta bulunan seyyar kabloları kesip çalmaları şeklinde gerçekleşen eylemlerinde, hırsızlık suçunun konusu ile mala zarar verme suçunun konusunun aynı olması ve korunan hukuki yararın tek olması karşısında; ayrıca mala zarar verme suçunun oluşmayacağı gözetilmeden ve mala zarar verme suçunun ne şekilde oluştuğu kararda açıklanıp tartışılmadan 5237 sayılı TCK'nın 151/1 maddesi uyarınca mala zarar verme suçundan da cezalandırılmalarına karar verilmesi,
b-) Yargılamanın yapıldığı esas mahkemesince sorgusu yapılmamış olan sanık alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlar hariç olmak üzere istinabe suretiyle sorguya çekilebilir. Yakalama emri üzerine de olsa yargılamasının yapıldığı istinabe mahkemesince sorgusundan önce sanığa ifadesini esas mahkemesi huzurunda vermek isteyip istemediğinin sorulması zorunludur.

İnceleme konusu dosyada, ... Asliye Ceza Mahkemesince istinabe yoluyla sorgusu yapılan sanık ...’ın, sorgusundan önce ifadesini yargılamanın yapıldığı esas mahkemesi huzurunda vermek isteyip istemediği sorulmayıp, 5271 sayılı CMK’nın 196/2. maddesine aykırı şekilde yapılan sorgusu esas alınmak suretiyle, hakkında hükümlülük kararı verilerek savunma hakkının kısıtlanması,
c-) Suç tarihi itibariyle 12-15 yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuk ...'ın 5237 sayılı TCK'nın 31/2. maddesi uyarınca, işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayıp algılamadığı veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişip gelişmediği hususunda uzman hekim raporu alınması gerektiği gözetilmeyerek, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 13.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?