Yargıtay 2. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2013/31393 K.2014/20286
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından hüküm giyerken, mahkeme kararında hapis cezalarının ayrı ayrı ertelenmesi, 53/4 maddesi uygulanmaması, mala zarar verme suçunun değerlendirilmesi ve adli para cezası uygulamasındaki hataların bulunmasıdır. Mahkeme, temyiz itirazlarını kabul ederek bu hataları düzeltmek amacıyla kararları bozdurmuş ve yeniden değerlendirmeye karar vermiştir.
Tebliğname No: 2 - 2012/155209
MAHKEMESİ: Mersin 2. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 19/04/2012
NUMARASI: 2011/743 (E) ve 2012/354 (K)
SUÇ: Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak,
1-Sanık hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından hükmolunan hapis cezalarının ertelenmesine karar verilirken, her bir hapis cezasının ayrı ayrı ertelenmesine ve denetim sürelerinin de ayrı ayrı belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi,
2- 5237 sayılı TCK.nun 53/4. maddesi gereğince kısa süreli hapis cezası ertelenmesi halinde aynı kanunun 53. maddenin 1. fıkrasının uygulanmayacağı gözetilerek, hırsızlık suçundan hükmolunan 1 yıl 8 ay hapis cezasının kısa süreli olmaması nedeniyle uzun süreli hapis cezasının kanuni sonucu olarak aynı kanunun 53. maddesinin uygulanması gerektiğinin nazara alınmaması,
3-Sanığın şikayetçinin yöneticiliğini yaptığı apartmanın çatısında bulunan paratonere ait kabloları keserek çaldıklarının belirlenmesine göre, hırsızlık konusu malın çalınması sırasında verilen zararın ayrıca mala zarar verme suçunu oluşturmayacağı gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
4-Kabule göre de, Sanık hakkında mala zarar verme suçundan 5237 sayılı TCK.nun 151/1. maddesi gereğince 120 gün adli para cezası olarak doğrudan adli para cezasına hükmolunmasına rağmen aynı Kanunun 62/1. maddesi uygulanırken 10 ay hapis ve 25 gün karşılığı adli para cezasına hükmedilmesi, sonra tekrar aynı Kanunun 62/1. maddesi uygulanarak 100 gün adli para cezasına hükmedildiği belirtilerek hükmün karıştırılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 10/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
MAHKEMESİ: Mersin 2. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 19/04/2012
NUMARASI: 2011/743 (E) ve 2012/354 (K)
SUÇ: Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak,
1-Sanık hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından hükmolunan hapis cezalarının ertelenmesine karar verilirken, her bir hapis cezasının ayrı ayrı ertelenmesine ve denetim sürelerinin de ayrı ayrı belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi,
2- 5237 sayılı TCK.nun 53/4. maddesi gereğince kısa süreli hapis cezası ertelenmesi halinde aynı kanunun 53. maddenin 1. fıkrasının uygulanmayacağı gözetilerek, hırsızlık suçundan hükmolunan 1 yıl 8 ay hapis cezasının kısa süreli olmaması nedeniyle uzun süreli hapis cezasının kanuni sonucu olarak aynı kanunun 53. maddesinin uygulanması gerektiğinin nazara alınmaması,
3-Sanığın şikayetçinin yöneticiliğini yaptığı apartmanın çatısında bulunan paratonere ait kabloları keserek çaldıklarının belirlenmesine göre, hırsızlık konusu malın çalınması sırasında verilen zararın ayrıca mala zarar verme suçunu oluşturmayacağı gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
4-Kabule göre de, Sanık hakkında mala zarar verme suçundan 5237 sayılı TCK.nun 151/1. maddesi gereğince 120 gün adli para cezası olarak doğrudan adli para cezasına hükmolunmasına rağmen aynı Kanunun 62/1. maddesi uygulanırken 10 ay hapis ve 25 gün karşılığı adli para cezasına hükmedilmesi, sonra tekrar aynı Kanunun 62/1. maddesi uygulanarak 100 gün adli para cezasına hükmedildiği belirtilerek hükmün karıştırılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 10/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.