Yargıtay 2. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2013/29548 K.2013/24154
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın elektrik enerjisi hırsızlığı suçundan dolayı 1 yıl 8 ay hapis cezası ve ertelenmesiyle ilgili yargılamalar sırasında kanun değişikliği nedeniyle dosyanın iadesi ve yeniden değerlendirilmesidir. Mahkeme, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-f ve 62/1-2 maddeleri uyarınca verilen hapis cezasını ve 51. maddeye göre ertelenmesini onaylayarak, dosyanın yeniden yargılamaya gönderilmesine karar vermiştir.
Elektrik enerjisi hakkında hırsızlık suçundan sanık ...'nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-f ve 62/1-2. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca cezasının ertelenmesine dair Manisa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/10/2010 tarihli ve 2010/359-668 sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükümden sonra yürürlüğe giren 05/07/2012 tarihli ve 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun'un geçici 2. maddesi gereğince sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi için dosyanın iadesi üzerine, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-f ve 62/1-2. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca cezasının ertelenmesine dair Manisa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 29/01/2013 tarihli ve 2012/821 esas, 2013/82 sayılı kararına yönelik temyiz talebinin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca yeniden reddedilmesi üzerine, dosyayı inceleyen merci Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin karar verilmesine yer olmadığına ilişkin 20/05/2013 tarihli ve 2013/417 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 26/08/2013 gün ve 2013/13459/52816 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 13/09/2013 gün ve 2013/297034 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, sanığın üzerine atılı suçta yasal değişiklik yapılması karşısında uyarlama yargılaması neticesinde verilen cezaya yönelik itiraz incelemesi yapılması gerekmekle, bu konuda bir karar verilmemesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Manisa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.10.2010 gün ve 2010/359-668 sayılı kararı henüz kesinleşmeden, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yoluyla İşlenen Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanunun Geçici 2. maddesinin 1. fıkrası uyarınca aynı maddenin 2. fıkrasına göre işlem yapılması için dosyanın mahkemesine iade edilmesi üzerine, yerel mahkemece, zararı tazmin etmediği anlaşılan sanık hakkında, karşılıksız yararlanma suçundan verilen mahkumiyet kararı, CMK.'nun 223. maddesi kapsamında temyiz yasa yoluna tabi hüküm olup, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca itirazen incelenmesi için iadesi, hükmün temyiz kabiliyetini etkilemeyeceğinden, Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.05.2013 gün ve 2013/417 D.İş sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 6352 sayılı Yasanın geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca 19.07.2012 tarihli iadesinin, sadece elektrik hırsızlığı suçundan kurulan hükümle ilgili olduğu, daha önce mühür bozma suçundan kurulan hüküm ile bu hükme karşı yapılan temyiz başvurularının geçerli olduğu, dosyanın yerel mahkemeye iadesinden sonra mühür bozma suçundan yeniden kurulan hükmün hukuken geçersiz olduğu, karşılıksız yararlanma suçundan ise 29.01.2013 tarihli hükme yönelik herhangi bir temyiz istemi bulunmadığı dikkate alınarak, sanığın, mühür bozma suçundan, henüz kesinleşmeyen 26.10.2010 tarihli hükme yönelik temyiz istemi nedeniyle temyiz incelemesi yapılması zorunlu bulunduğundan, bu doğrultuda gerekli işlemlerin yapılması için dosyanın Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne GÖNDERİLMESİNE, 23.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, sanığın üzerine atılı suçta yasal değişiklik yapılması karşısında uyarlama yargılaması neticesinde verilen cezaya yönelik itiraz incelemesi yapılması gerekmekle, bu konuda bir karar verilmemesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Manisa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.10.2010 gün ve 2010/359-668 sayılı kararı henüz kesinleşmeden, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yoluyla İşlenen Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanunun Geçici 2. maddesinin 1. fıkrası uyarınca aynı maddenin 2. fıkrasına göre işlem yapılması için dosyanın mahkemesine iade edilmesi üzerine, yerel mahkemece, zararı tazmin etmediği anlaşılan sanık hakkında, karşılıksız yararlanma suçundan verilen mahkumiyet kararı, CMK.'nun 223. maddesi kapsamında temyiz yasa yoluna tabi hüküm olup, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca itirazen incelenmesi için iadesi, hükmün temyiz kabiliyetini etkilemeyeceğinden, Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.05.2013 gün ve 2013/417 D.İş sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 6352 sayılı Yasanın geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca 19.07.2012 tarihli iadesinin, sadece elektrik hırsızlığı suçundan kurulan hükümle ilgili olduğu, daha önce mühür bozma suçundan kurulan hüküm ile bu hükme karşı yapılan temyiz başvurularının geçerli olduğu, dosyanın yerel mahkemeye iadesinden sonra mühür bozma suçundan yeniden kurulan hükmün hukuken geçersiz olduğu, karşılıksız yararlanma suçundan ise 29.01.2013 tarihli hükme yönelik herhangi bir temyiz istemi bulunmadığı dikkate alınarak, sanığın, mühür bozma suçundan, henüz kesinleşmeyen 26.10.2010 tarihli hükme yönelik temyiz istemi nedeniyle temyiz incelemesi yapılması zorunlu bulunduğundan, bu doğrultuda gerekli işlemlerin yapılması için dosyanın Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne GÖNDERİLMESİNE, 23.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.