‹ Ana sayfa
Yargıtay 2. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2013/25464 K.2014/17115

Esas No: 2013/25464 · Karar No: 2014/17115 · Karar Tarihi: 17.06.2014
Özet: Uyuşmazlık konusu, hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından hüküm giymiş 18 yaş altı çocuğun mahkemede yargılanması sırasında uygulanacak ceza, avukatlık ücreti ve ilgili usul kurallarının ihlaliyle ilgilidir. Mahkeme, çocuk için ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği hükmünü kaldırarak ve 274 TL müdafiye ücretini mahkumiyet kararından ayırarak, diğer usul ve yasaya uygun hükümleri onaylayıp kararını bozmuştur.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık, Konut dokunulmazlığını bozma

HÜKÜM: Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I-Suça sürüklenen çocuk ... hakkında verilen hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Konut dokunulmazlığını bozma suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte gerçekleştirilmiş olması karşısında; 5237 sayılı TCK'nın 119/1-c maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi; mağdurun aşamalardaki ifadelerinde, "Çalınan tüpü, saat 20.30 sıralarında apartman boşluğuna bıraktığını, saat 22.00 sıralarında dışarıya çıktığında çalındığını farkettiğini..." bildirmesi ve olay günü ilçe merkezinde güneşin batış saatinin, 18.53 olduğunun anlaşılması karşısında; hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarının geceleyin işlenmesi nedeniyle hırsızlık suçunda 5237 sayılı TCK'nın 143, konut dokunulmazlığını bozma suçunda aynı yasanın 116/4 maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi; suça sürüklenen çocuğun bizzat pişmanlık göstererek çalınan tüpü iade ettiğine ilişkin delil bulunmaması karşısında; 5237 sayılı TCK'nın 168/1 maddesinin uygulanamayacağının gözetilmemesi, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanunun 106/4. maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından hükmedilen adli para cezalarının ödenmemesi durumunda hapse çevrilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-5271 sayılı CMK'nın 150/3. maddesi uyarınca, mahkemesince Baroya yazı yazılarak suça sürüklenen çocuğu savunmak üzere avukat görevlendirilmesi nedeniyle, zorunlu müdafii için ödenen avukatlık ücretinin, dosyadaki bilgilerden mali olanaklardan yoksun olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuğa, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye açıkça aykırı olarak yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, 1-Hüküm fıkralarının A-6 ve B-5. bendlerinden "ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin" ibaresi çıkarılmak, 2-Hükmün B-8. bendinde yer alan "274 TL müdafii ücreti" yazılı bölümün hüküm fıkrasından çıkarılmasına karar verilmek suretiyle, sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Suça sürüklenen çocuk ... hakkında verilen hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz İtirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Hükmün açıklandığı 20.12.2011 tarihli duruşmada onsekiz yaşını doldurmadığı anlaşılan suça sürüklenen çocuğa atanan müdafii hazır bulundurulmadan yargılama yapılarak mahkumiyet kararı verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 151. maddesine aykırı davranılması,
2-Konut dokunulmazlığını bozma suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte gerçekleştirilmiş olması karşısında; 5237 sayılı TCK'nın 119/1-c maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi;
3-Mağdurun aşamalardaki ifadelerinde, "Çalınan tüpü, saat 20.30 sıralarında apartman boşluğuna bıraktığını, saat 22.00 sıralarında dışarıya çıktığında çalındığını farkettiğini..." bildirmesi ve olay günü ilçe merkezinde güneşin batış saatinin, 18.53 olduğunun anlaşılması karşısında; hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarının geceleyin işlenmesi nedeniyle hırsızlık suçunda 5237 sayılı TCK'nın 143, konut dokunulmazlığını bozma suçunda aynı yasanın 116/4 maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi;
4-Suça sürüklenen çocuğun bizzat pişmanlık göstererek çalınan tüpü iade ettiğine ilişkin delil bulunmaması karşısında; 5237 sayılı TCK'nın 168/1 maddesinin uygulanmayacağının gözetilmemesi,
5-5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanunun 106/4. maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından hükmedilen adli para cezalarının ödenmemesi durumunda hapse çevrilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
6-5271 sayılı CMK'nın 150/3. maddesi uyarınca, mahkemesince Baroya yazı yazılarak suça sürüklenen çocuğu savunmak üzere avukat görevlendirilmesi nedeniyle, zorunlu müdafii için ödenen avukatlık ücretinin, dosyadaki bilgilerden mali olanaklardan yoksun olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuğa, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye açıkça aykırı olarak yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesinin gözetilmesine, 17.06.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?