Yargıtay 2. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2013/22347 K.2014/12088
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanığın hırsızlık suçundan mahkumiyetine ilişkin temyiz süresinin ve haklarının eksik belirtilmesi nedeniyle yargılamada hatalı karar verilmesiydi; (2) Mahkeme, 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca hükmü bozarak, sanığın TCK 53/1. maddesinin a‑e bendlerindeki haklarını ve alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerini koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakma kararını yeniden düzenleyip onayladı.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dairemizce de kabul edilerek uygulanan Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 30/01/2007 tarih ve 3-9 esas, 2007/18 sayılı kararında belirtildiği üzere; 5271 sayılı CMK'nun 232/6 ve 34/2. maddeleri ile 1412 sayılı CMUK’nun 310. maddesine göre kararda başvurulacak yasa yolu, süresi, mercii ve şeklinin kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiği halde; sanığın yokluğunda verilen hükümde temyiz süresi gösterilmesine karşın “temyiz süresinin hangi tarihten itibaren başlayacağı” tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça belirtilmediğinden hükmü 18.08.2011 tarihinde temyiz eden sanığın temyiz isteminin süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Kasten işlemiş olduğu suçtan hapis cezasıyla mahkumiyetin yasal sonucu olarak sanığın 5237 Sayılı TCK'nın 53/1. maddesinin “a, b, c, d, e” bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak "sanığın 5237 sayılı TCK.nın 53. maddesinin 1. fıkrasının a, b, c, d, e bendlerinde sayılan hakları kullanmaktan mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına" karar verilmek suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün istem gibi DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 06.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dairemizce de kabul edilerek uygulanan Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 30/01/2007 tarih ve 3-9 esas, 2007/18 sayılı kararında belirtildiği üzere; 5271 sayılı CMK'nun 232/6 ve 34/2. maddeleri ile 1412 sayılı CMUK’nun 310. maddesine göre kararda başvurulacak yasa yolu, süresi, mercii ve şeklinin kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiği halde; sanığın yokluğunda verilen hükümde temyiz süresi gösterilmesine karşın “temyiz süresinin hangi tarihten itibaren başlayacağı” tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça belirtilmediğinden hükmü 18.08.2011 tarihinde temyiz eden sanığın temyiz isteminin süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Kasten işlemiş olduğu suçtan hapis cezasıyla mahkumiyetin yasal sonucu olarak sanığın 5237 Sayılı TCK'nın 53/1. maddesinin “a, b, c, d, e” bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak "sanığın 5237 sayılı TCK.nın 53. maddesinin 1. fıkrasının a, b, c, d, e bendlerinde sayılan hakları kullanmaktan mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına" karar verilmek suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün istem gibi DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 06.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.