Yargıtay 2. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2013/21596 K.2014/9900
Özet: Mahkeme, 5237 sayılı TCK nın 53/1‑c maddesi uyarınca alt soyu dışındaki kişilere yönelik yıllardır etkisiz kalan güvenlik tedbirini gereği gözeterek onaylayıp, 1412 sayılı CMUK nın 321. maddesi gereğince kararını bozmamış, hükmün düzeltilerek onaylanmasına karar vermiş.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın eylemi 5237 sayılı TCK.nun 142. maddesinin 1. fıkrası (b) bendindeki suçu oluşturduğu halde, sanık hakkında hüküm kurulurken aynı madde-fıkranın (a) bendinden uygulama yapılması sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
5237 sayılı TCK.nun 53/1-c maddesinde belirtilen “velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma” güvenlik tedbirinin aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca kendi alt soyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar uygulanabileceği gözetilmeyerek, sanığın alt soyu dışındaki kişileri de kapsayacak şekilde koşullu salıverme tarihine kadar bu güvenlik tedbirini kullanmaktan mahrum bırakılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince istem gibi BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkında 5237 Sayılı TCK.nun 53/1-c maddesi uyarınca hükmolunan sanığın kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık hakkını kullanmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin koşullu salıverme tarihine kadar, kendi alt soyu dışındaki kişiler için ise bu güvenlik tedbirinin cezanın infazı tamamlanıncaya kadar uygulanmasına karar verilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 10/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın eylemi 5237 sayılı TCK.nun 142. maddesinin 1. fıkrası (b) bendindeki suçu oluşturduğu halde, sanık hakkında hüküm kurulurken aynı madde-fıkranın (a) bendinden uygulama yapılması sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
5237 sayılı TCK.nun 53/1-c maddesinde belirtilen “velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma” güvenlik tedbirinin aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca kendi alt soyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar uygulanabileceği gözetilmeyerek, sanığın alt soyu dışındaki kişileri de kapsayacak şekilde koşullu salıverme tarihine kadar bu güvenlik tedbirini kullanmaktan mahrum bırakılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince istem gibi BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkında 5237 Sayılı TCK.nun 53/1-c maddesi uyarınca hükmolunan sanığın kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık hakkını kullanmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin koşullu salıverme tarihine kadar, kendi alt soyu dışındaki kişiler için ise bu güvenlik tedbirinin cezanın infazı tamamlanıncaya kadar uygulanmasına karar verilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 10/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.