Yargıtay2. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2012/27102 K.2012/48654
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kişi hüviyet veya sıfatına ilişkin yalan beyanda bulunma, Hırsızlık
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın suç tarihinde saat 04:30 sularında yakınana ait evin açık olan penceresinden girerek hırsızlığa kalkıştığı, yakalandığında da işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma yapılmasını engellemek amacıyla başkasına ait kimlik bilgilerini kullandığı, olay günü güneşin saat 06.23’te doğduğu, bu nedenle suçun gece vakti işlendiği anlaşılmakla;
Sanığın eylemine uyan 765 Sayılı TCK’nın 492/1.maddesindeki hırsızlık ve aynı Kanun’un 343/2.maddesindeki kişi hüviyet veya sıfatına ilişkin yalan beyanda bulunma suçları için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, 765 Sayılı TCK’nın 102/4 ve 104/2.maddelerinde öngörülen yedi yıl altı aylık zamanaşımı süresinin, suçun işlendiği 16.08.2004 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları ile tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 Sayılı Yasanın 8.maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 Sayılı CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 Sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, 19.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : Kişi hüviyet veya sıfatına ilişkin yalan beyanda bulunma, Hırsızlık
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın suç tarihinde saat 04:30 sularında yakınana ait evin açık olan penceresinden girerek hırsızlığa kalkıştığı, yakalandığında da işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma yapılmasını engellemek amacıyla başkasına ait kimlik bilgilerini kullandığı, olay günü güneşin saat 06.23’te doğduğu, bu nedenle suçun gece vakti işlendiği anlaşılmakla;
Sanığın eylemine uyan 765 Sayılı TCK’nın 492/1.maddesindeki hırsızlık ve aynı Kanun’un 343/2.maddesindeki kişi hüviyet veya sıfatına ilişkin yalan beyanda bulunma suçları için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, 765 Sayılı TCK’nın 102/4 ve 104/2.maddelerinde öngörülen yedi yıl altı aylık zamanaşımı süresinin, suçun işlendiği 16.08.2004 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları ile tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 Sayılı Yasanın 8.maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 Sayılı CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 Sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, 19.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.