Yargıtay 2. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2012/24823 K.2013/14557
Özet: (1) Uyuşmazlık, mala zarar verme, konut dokunulmazlığının ihlali ve hırsızlığa teşebbüs suçlarından dolayı sanıkların mahkumiyet kararlarının temyiz başvurularıdır; (2) Mahkeme, temyiz itirazlarını yerinde bulmadığı için tüm mahkumiyet kararlarını onaylayarak, hırsızlığa teşebbüs suçundaki cezaların hatalı hesaplanmasını düzeltti ve ilgili hükümlerin bozulmasına karar verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Mala zarar verme, konut dokunulmazlığının ihlali, hırsızlığa teşebbüs
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Temyiz harcını yatırmadığından bahisle Sanık ... hakkında 09.05.2012 tarihli ek kararlar ile temyiz talebinin reddine dair karar verilmiş ise de;
14.04.2011 tarih ve 27905 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 13. Maddesi uyarınca Yargıtay Ceza Dairelerine yapılacak temyiz başvurularında harç alınması hükme bağlanmış ve anılan yasa maddesi Anayasa Mahkemesinin 20.10.2011 tarih ve 2011/54-142 sayılı kararı ile iptal edilerek, iptal hükmünün kararın Resmi Gazetede yayımlandığı 28.12.2011 tarihinden başlayarak altı ay sonra (29.06.2012) tarihinde yürürlüğe girmesine karar verilmiş ise de, Anayasa Mahkemesinin iptal hükmünün gerekçesini Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin Adil Yargılanma Hakkı Kapsamında değerlendirdiği, mahkemeye erişim hakkının engellenmemesi bağlamında belirlediği kriterlerden birisi olan, “ödeme gücü olmayanlar bakımından etkili adli yardım sisteminin olması” koşulunun ülkemizde yeterince bulunmamasına dayandırdığı gözetildiğinde, anılan hususun Anayasa Mahkemesinin iptal kararının yürürlüğe girmesi beklenmeksizin temel haklarla ilgili Uluslararası Sözleşmeleri ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatları dikkate alınarak iç hukukta uygulanması gerektiği gözetilerek 09.05.2012 tarihli 2009/827 Esas, 2011/905 Karar sayılı ek kararlar kaldırılarak, sanık ...'ın usule uygun ve süresinde yapılan temyiz itirazlarının incelemesinde;
1- Sanıklar ... ve ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Mala zarar verme suçundan doğrudan hükmolunan adli para cezalarının miktar ve türüne göre; 14.04.2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Yasanın 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 2. maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3000 TL dahil adli para cezasına mahkumiyet hükümlerinin temyizi mümkün olmadığından sanıklar Serkan ve Dursun'un temyiz isteğinin aynı kanunun 317. maddesi gereğince REDDİNE,
2- Sanıklar ... ve ... hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanıklar ...'un mağdurun işyerine hırsızlık kastıyla birlikte girerek, işyeri dokunulmazlığının ihlali suçunu işledikleri fiillerine ilişkin, iddianamede de talep edildiği halde ve uygulanması gereken TCK 119/1.c maddesinin uygulanmaması, karşı temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
Hırsızlığa teşebbüs suçundan kurulan hükme yönelik temyize gelince,;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanıklar hakkında hırsızlığa teşebbüs suçunda tayin edilen ve TCK.nun 143 maddesi uygulanarak 2 yıl 2 ay hapis olarak belirlenen cezadan, TCK.nun 35. madde ile 3/4 indirim sonucu 6 ay 15 gün yerine hesap hatası sonucu 8 ay 20 gün olarak fazla ceza tayini ve TCK.nun 62. maddesi gereği yapılacak indirim sonucu 5 ay 12 gün yerine, 7 ay 6 gün olarak hesaplanması sonucu, aynı yasanın 50/1.a maddesi gereğince 20 TL'den adli para cezasına çevrildiğinde 3240 TL yerine 4320 TL adli para cezası olarak fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hırsızlığa teşebbüsten kurulan hükümlerin 1412 Sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı kanunun 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; sanıklar hakkında, TCK.nun143 maddesi uygulanarak 2 yıl 2 ay hapis olarak belirlenen cezalardan, TCK.nun 35. madde ile 3/4 indirim yapılan fıkradan; “8'er ay 20'şer gün” çıkarılarak, yerine “6'şar ay 15'er gün”, TCK.nun 62. maddesi gereği yapılan indirim fıkrasından; “7'şer ay 6'şar gün” çıkarılarak yerine, “5'er ay 12'şer gün”, aynı yasanın 50/1.a maddesi gereğince 20 TL'den adli para cezasına çevrilmeye ilişkin fıkradan; “4320'şer TL” çıkarılarak, yerine “3240'ar TL” adli para cezası eklenmesine, karar verilmek suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükümlerin istem gibi DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 04/06/2013 gününde oy birliğiyle karar verildi
SUÇLAR: Mala zarar verme, konut dokunulmazlığının ihlali, hırsızlığa teşebbüs
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Temyiz harcını yatırmadığından bahisle Sanık ... hakkında 09.05.2012 tarihli ek kararlar ile temyiz talebinin reddine dair karar verilmiş ise de;
14.04.2011 tarih ve 27905 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 13. Maddesi uyarınca Yargıtay Ceza Dairelerine yapılacak temyiz başvurularında harç alınması hükme bağlanmış ve anılan yasa maddesi Anayasa Mahkemesinin 20.10.2011 tarih ve 2011/54-142 sayılı kararı ile iptal edilerek, iptal hükmünün kararın Resmi Gazetede yayımlandığı 28.12.2011 tarihinden başlayarak altı ay sonra (29.06.2012) tarihinde yürürlüğe girmesine karar verilmiş ise de, Anayasa Mahkemesinin iptal hükmünün gerekçesini Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin Adil Yargılanma Hakkı Kapsamında değerlendirdiği, mahkemeye erişim hakkının engellenmemesi bağlamında belirlediği kriterlerden birisi olan, “ödeme gücü olmayanlar bakımından etkili adli yardım sisteminin olması” koşulunun ülkemizde yeterince bulunmamasına dayandırdığı gözetildiğinde, anılan hususun Anayasa Mahkemesinin iptal kararının yürürlüğe girmesi beklenmeksizin temel haklarla ilgili Uluslararası Sözleşmeleri ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatları dikkate alınarak iç hukukta uygulanması gerektiği gözetilerek 09.05.2012 tarihli 2009/827 Esas, 2011/905 Karar sayılı ek kararlar kaldırılarak, sanık ...'ın usule uygun ve süresinde yapılan temyiz itirazlarının incelemesinde;
1- Sanıklar ... ve ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Mala zarar verme suçundan doğrudan hükmolunan adli para cezalarının miktar ve türüne göre; 14.04.2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Yasanın 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 2. maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3000 TL dahil adli para cezasına mahkumiyet hükümlerinin temyizi mümkün olmadığından sanıklar Serkan ve Dursun'un temyiz isteğinin aynı kanunun 317. maddesi gereğince REDDİNE,
2- Sanıklar ... ve ... hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanıklar ...'un mağdurun işyerine hırsızlık kastıyla birlikte girerek, işyeri dokunulmazlığının ihlali suçunu işledikleri fiillerine ilişkin, iddianamede de talep edildiği halde ve uygulanması gereken TCK 119/1.c maddesinin uygulanmaması, karşı temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
Hırsızlığa teşebbüs suçundan kurulan hükme yönelik temyize gelince,;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanıklar hakkında hırsızlığa teşebbüs suçunda tayin edilen ve TCK.nun 143 maddesi uygulanarak 2 yıl 2 ay hapis olarak belirlenen cezadan, TCK.nun 35. madde ile 3/4 indirim sonucu 6 ay 15 gün yerine hesap hatası sonucu 8 ay 20 gün olarak fazla ceza tayini ve TCK.nun 62. maddesi gereği yapılacak indirim sonucu 5 ay 12 gün yerine, 7 ay 6 gün olarak hesaplanması sonucu, aynı yasanın 50/1.a maddesi gereğince 20 TL'den adli para cezasına çevrildiğinde 3240 TL yerine 4320 TL adli para cezası olarak fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hırsızlığa teşebbüsten kurulan hükümlerin 1412 Sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı kanunun 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; sanıklar hakkında, TCK.nun143 maddesi uygulanarak 2 yıl 2 ay hapis olarak belirlenen cezalardan, TCK.nun 35. madde ile 3/4 indirim yapılan fıkradan; “8'er ay 20'şer gün” çıkarılarak, yerine “6'şar ay 15'er gün”, TCK.nun 62. maddesi gereği yapılan indirim fıkrasından; “7'şer ay 6'şar gün” çıkarılarak yerine, “5'er ay 12'şer gün”, aynı yasanın 50/1.a maddesi gereğince 20 TL'den adli para cezasına çevrilmeye ilişkin fıkradan; “4320'şer TL” çıkarılarak, yerine “3240'ar TL” adli para cezası eklenmesine, karar verilmek suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükümlerin istem gibi DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 04/06/2013 gününde oy birliğiyle karar verildi
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.