Yargıtay 2. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2011/38689 K.2013/24894
Özet: Uyuşmazlık, sanığın öğretmen katılığa kasten yaralama ve kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret eylemi nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 125/1 maddesi uyarınca hapis veya adli para cezası seçenekli yaptırım uygulanmasıyla ilgili yasal gerekçelerin eksikliği üzerineydi. Mahkeme, bu eksiklikleri giderme gereği ve Yargıtay kararlarını dikkate alarak hükmü bozdu ve yeniden inceleme için geri bıraktı.
Tebliğname No: 2 - 2009/263787
MAHKEMESİ: Ümraniye 1. Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 16/07/2009
NUMARASI: 2008/1393 (E) ve 2009/582 (K)
SUÇ: Kasten yaralama, kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, yaralama eylemini öğretmen olan katılana karşı, katılanın yerine getirdiği kamu görevinden dolayı işlediğinin anlaşılması karşısında 5237 sayılı TCK.nun 86/3-c maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamış, dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Ceza yasasında, hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü durumlarda mahkemece, öncelikle hapis ya da adli para cezasının neden seçildiğine ilişkin yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeli, daha sonra ise alt ve üst sınırları arasında yasal ve yeterli gerekçe gösterilerek temel ceza belirlenmelidir.
Somut olayda sanığa yüklenen suç kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçu olup, hakaret suçunun düzenlendiği 5237 sayılı TCK.nun 125/1 maddesinde hapis ve adli para cezası olarak öngörülen seçenekli yaptırım, aynı maddenin 3-a fıkrasında yer alan görevliye hakaret suçunu da kapsadığından, kamu görevlisine karşı hakaret suçundan, seçenekli yaptırımlardan neden hapis ya da adli para cezasına hükmedildiğinin yasal ve yeterli gerekçesi gösterilip, daha sonra hükmedilen hapis ya da adli para cezasının alt ve üst sınırı arasında temel cezanın belirlenmesinde yasal ve yeterli gerekçe gösterilmesi gerekirken, yalnızca hapis cezasının alt ve üst sınırları arasında temel cezanın belirlenmesine ilişkin gerekçe gösterilmesi,
2-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 Esas- 2009/13 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin objektif koşullarından birisi de suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi olduğu ancak herhangi bir zararın doğmadığı veya zarar doğurmaya elverişli bulunmayan suçlar yönünden bu koşulun aranmayacağı ve kasten yaralama ile hakaret suçlarının zarar doğurmaya elverişli suçlardan olmadığı gözetilmeden "sanığın mağdurun uğradığı zararları gidermemesi nedeniyle..." şeklindeki gerekçeyle 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 31/10/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
MAHKEMESİ: Ümraniye 1. Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 16/07/2009
NUMARASI: 2008/1393 (E) ve 2009/582 (K)
SUÇ: Kasten yaralama, kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, yaralama eylemini öğretmen olan katılana karşı, katılanın yerine getirdiği kamu görevinden dolayı işlediğinin anlaşılması karşısında 5237 sayılı TCK.nun 86/3-c maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamış, dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Ceza yasasında, hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü durumlarda mahkemece, öncelikle hapis ya da adli para cezasının neden seçildiğine ilişkin yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeli, daha sonra ise alt ve üst sınırları arasında yasal ve yeterli gerekçe gösterilerek temel ceza belirlenmelidir.
Somut olayda sanığa yüklenen suç kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçu olup, hakaret suçunun düzenlendiği 5237 sayılı TCK.nun 125/1 maddesinde hapis ve adli para cezası olarak öngörülen seçenekli yaptırım, aynı maddenin 3-a fıkrasında yer alan görevliye hakaret suçunu da kapsadığından, kamu görevlisine karşı hakaret suçundan, seçenekli yaptırımlardan neden hapis ya da adli para cezasına hükmedildiğinin yasal ve yeterli gerekçesi gösterilip, daha sonra hükmedilen hapis ya da adli para cezasının alt ve üst sınırı arasında temel cezanın belirlenmesinde yasal ve yeterli gerekçe gösterilmesi gerekirken, yalnızca hapis cezasının alt ve üst sınırları arasında temel cezanın belirlenmesine ilişkin gerekçe gösterilmesi,
2-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 Esas- 2009/13 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin objektif koşullarından birisi de suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi olduğu ancak herhangi bir zararın doğmadığı veya zarar doğurmaya elverişli bulunmayan suçlar yönünden bu koşulun aranmayacağı ve kasten yaralama ile hakaret suçlarının zarar doğurmaya elverişli suçlardan olmadığı gözetilmeden "sanığın mağdurun uğradığı zararları gidermemesi nedeniyle..." şeklindeki gerekçeyle 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 31/10/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.