Yargıtay 2. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2011/38169 K.2013/25401
Özet: (1) Uyuşmazlık konusu, sanığın kasten yaralama ve hakaret suçlarından mahkumiyetine ilişkin temyiz itirazlarıdır; (2) Mahkeme, hem kasten yaralama hem de hakaret kararlarını temyiz istemiyle reddederek, her iki hükmün de bozulmasına karar verdi.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Kasten yaralama, hakaret
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I- Sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre hükmün; 21.7.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 Sayılı Kanunun 3-B maddesiyle değişik 1412 Sayılı CMUK.nun 305/1 maddesi gereğince hüküm tarihine göre temyizi mümkün olmadığından, sanık müdafiinin temyiz isteminin aynı Kanunun 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
II- Sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Sanığın aşamalarda yüklenen suçlamayı kabul etmemesi karşısında, 22.11.2006 tarihli olay tutanağında imzası bulunan tutanak düzenleyici tanıklar dinlenilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve değerlendirilmesi gerekirken, yalnız müştekinin beyanlarına itibar edilerek eksik inceleme ve soruşturma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/ 11-250 2009/13 sayılı kararında da kabul edildiği gibi hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde dikkate alınacak zararın mahkemece yapılacak basit bir araştırma sonucu belirlenen maddi zarar olduğu, manevi zararı kapsamadığı, müştekinin maddi bir tazminat talebi bulunmadığı gibi, dosya içindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde, sanığa yüklenen hakaret suçundan doğan maddi bir zararının bulunmadığının anlaşılması karşısında; engel hükümlülüğü bulunmayan sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususundaki kanaat ile hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerekirken “müştekinin sanıklar ile uzlaşmak istememesi, sanığın inkara yönelik savunması, müştekinin zararının giderilmemesi ve zararın giderileceğine dair bir irade açıklamasının olmaması...” şeklindeki yetersiz ve yasal olmayan gerekçe ile sanık hakkında CMK.nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 05.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇLAR: Kasten yaralama, hakaret
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I- Sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre hükmün; 21.7.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 Sayılı Kanunun 3-B maddesiyle değişik 1412 Sayılı CMUK.nun 305/1 maddesi gereğince hüküm tarihine göre temyizi mümkün olmadığından, sanık müdafiinin temyiz isteminin aynı Kanunun 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
II- Sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Sanığın aşamalarda yüklenen suçlamayı kabul etmemesi karşısında, 22.11.2006 tarihli olay tutanağında imzası bulunan tutanak düzenleyici tanıklar dinlenilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve değerlendirilmesi gerekirken, yalnız müştekinin beyanlarına itibar edilerek eksik inceleme ve soruşturma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/ 11-250 2009/13 sayılı kararında da kabul edildiği gibi hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde dikkate alınacak zararın mahkemece yapılacak basit bir araştırma sonucu belirlenen maddi zarar olduğu, manevi zararı kapsamadığı, müştekinin maddi bir tazminat talebi bulunmadığı gibi, dosya içindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde, sanığa yüklenen hakaret suçundan doğan maddi bir zararının bulunmadığının anlaşılması karşısında; engel hükümlülüğü bulunmayan sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususundaki kanaat ile hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerekirken “müştekinin sanıklar ile uzlaşmak istememesi, sanığın inkara yönelik savunması, müştekinin zararının giderilmemesi ve zararın giderileceğine dair bir irade açıklamasının olmaması...” şeklindeki yetersiz ve yasal olmayan gerekçe ile sanık hakkında CMK.nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 05.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.