‹ Ana sayfa
Yargıtay 2. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2011/37949 K.2014/383

Esas No: 2011/37949 · Karar No: 2014/383 · Karar Tarihi: 14.01.2014
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçundan hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak belirlenmesi sırasında yasal ve yeterli gerekçelerin eksikliğiyle ilgiliydi; mahkeme, bu eksiklikler nedeniyle kararını bozdu. Mahkemenin sonucu, 14/01/2014 tarihinde oybirliğiyle verilen kararla hükmün bozulması ve yeniden inceleme için Yargıtay’a gönderilmesiydi.
Tebliğname No: 2 - 2008/166654

MAHKEMESİ: Tirebolu Sulh Ceza Mahkemesi

TARİHİ: 12/02/2008

NUMARASI: 2005/205 (E) ve 2008/32 (K)
SUÇ: Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosya kapsamına göre diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
1) Ceza yasasında, hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü durumlarda mahkemece, öncelikle hapis ya da adli para cezasının neden seçildiğine ilişkin yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeli, daha sonra ise alt ve üst sınırları arasında yasal ve yeterli gerekçe gösterilerek temel ceza belirlenmelidir.

Somut olayda sanığa yüklenen suç kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçu olup, hakaret suçunun düzenlendiği 5237 sayılı TCK.nun 125/1 maddesinde hapis ve adli para cezası olarak öngörülen seçenekli yaptırım, aynı maddenin 3-a fıkrasında yer alan görevliye hakaret suçunu da kapsadığından, kamu görevlisine karşı hakaret suçundan, seçenekli yaptırımlardan neden hapis ya da adli para cezasına hükmedildiğinin yasal ve yeterli gerekçesi gösterilip, daha sonra hükmedilen hapis ya da adli para cezasının alt ve üst sınırı arasında temel cezanın belirlenmesinde yasal ve yeterli gerekçe gösterilmesi gerekirken, yalnızca hapis cezasının alt ve üst sınırları arasında temel cezanın belirlenmesine ilişkin gerekçe gösterilmesi,
2) Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 Esas- 2009/13 Karar sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde mahkemece kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde katılanın yüklenen hakaret suçu sebebiyle uğradığı bir zarar bulunmadığı gibi herhangi bir tazminat isteminin de bulunmadığı ve adli sicil kaydına göre sabıkasız olan, geçmişteki hali ve suçtan sonraki davranışları, olumlu değerlendirilerek, sanığa verilen cezanın ertelenmesi halinde sanığın bir daha suç işlemeyeceği hususunda kanaat ile cezasından, 5237 sayılı TCK.nun 62. maddesi uyarınca indirim yapılan ve cezası ertelenen sanık hakkında, 5271 Sayılı CYY.nın 231. maddesinin 6. fıkrasının (b) bendinde belirtilen “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi ve Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde takdirin gerekçelerinin kararda gösterilmesi gerekirken, “katılanın zararlarını tazmin etmediği” biçimindeki, yasal ve yeterli olmayan, gerekçe ile sanık hakkında hakaret suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 14/01/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?